Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/7106 E. 2015/7318 K. 10.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7106
KARAR NO : 2015/7318
KARAR TARİHİ : 10.03.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, bir takım şahıslar ve şirketlerce dolandırıldığını, bankalardan 400.000-500.000 TL civarında para çekildiğini, cehaletinden ve güveninden faydalanılarak birçok bankadan tüketici ve araç kredisi çekildiğini, iradesinin sakatlanarak davalı bankadan da kredi çektirildiğini, bu kredi nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını, bankanın kendisine gerekli uyarılarda bulunmadığını ileri sürerek; sözleşmedeki imzanın iradesi sakatlanarak alındığından sözleşmenin feshine, icra dosyasında ödenen tahminen 2.000 TL nin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalıya tebligat çıkartılmamıştır.
Mahkemece, dava dilekçesinde dava değerinin 2.000 TL olduğu, 6502 sayılı Yasanın 68.madde gereğince iş bu davaya bakmakla Tüketici Hakem Heyetlerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu’nun 68/1.maddesine göre; Değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz. Buna göre, büyükşehir statüsünde bulunan illerde il tüketici hakem heyetleri 2000 TL’nin altındaki ve 3000 TL’nin üstündeki uyuşmazlıklara bakmayacaktır. Buralarda ikamet eden tüketicilerin, 2000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, 3000 TL’nin üzerindeki uyuşmazlıklarda ise tüketici mahkemelerine müracaat etmesi gerekecektir.
Somut olayda davalı banka tarafından 19.286,84 TL alacağın tahsili için icra takibi yapılmıştır. Davacı takip konusu kredi sözleşmesinin iradesi sakatlanarak imzalandığını belirterek sözleşmenin feshi ile dava tarihine kadar ödediği tahminen 2.000 TL nin iadesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Buna göre dava değeri 2.000 TL değil 19.286,84 TL dir. Dava dilekçesinde kredi sözleşmesinin feshi de istendiğine göre tüketici mahkemesi görevli olduğundan; dava değerinin 2.000 TL olarak gösterildiğinden tüketici hakem heyetinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.