Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/44868 E. 2015/36102 K. 10.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/44868
KARAR NO : 2015/36102
KARAR TARİHİ : 10.12.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat …geldi. Temyiz eden davalı taraftan gelen olmadığından, onların yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının … Mahallesi 2 Pafta, 3329 parsel üzerinde inşa ettiği …isimli projeden A-5 Blok 2 no’lu bağımsız bölümü, satış Vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, bağımsız bölümün teslim edildiğini, sitenin tanıtım kataloglarında, reklamlarında, ilanlarında gösterilen tenis kortları, basketbol sahası, koruluk, çocuk oyun alanı ve koşu parkurundan oluşan spor alanının mülkiyetinin kat maliklerine ait olacağının taahhüt edilmesine ve bu şekilde pazarlanmasına rağmen, bu alanın mülkiyetinin siteye ait olmadığının da anlaşıldığını, bu nedenle zarara uğradığını, davalının eksik inşaat nedeniyle tazminat ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 15.000,00 TL maddi zarar ile, taşınmazın teslimi gereken süre ile teslim edilen tarih arasında geçen süre nedeniyle 4.000,00 TL kira tazminatı ve geç teslim nedeniyle 5.000,00 TL tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 2.5.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile ayıp ve eksik işler nedeniyle talep miktarını 28.500,00 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı, şirketin sözleşme kapsamındaki tüm edimlerini ifa etmiş olduğunu, davacının, “aldatıcı ve yanıltıcı tanıtım yapıldığı” konusundaki iddialarının gerçek olmadığını, kaldı ki süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının da bulunulmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak , davanın kabulü ile kira kaybı olarak 3.000,00 TL ile değer kaybı yönünden bilirkişi raporu ile belirlenmiş olan 28.500,00 TL’den de 15.000,00 TL’nin ilk dava tarihi olan 29/06/2010, bakiye 16.500,00 TL’nin de ıslah tarihi olan 02/05/2011 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya ve bozma kararına uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı şirketten satın alınan dairenin bulunduğu sitede reklam ve ilanlarda taahhüt edildiği halde hiç yapılmayan ya da eksik, farklı veya siteye ait mülkiyet alanı içinde yapılması gerekirken, site dışında yapılan işler nedeniyle satış bedelinin indirilmesi talebi ile geç teslim nedeni ile kira kaybı zararını eldeki dava ile talep etmiş, mahkemece kısmen kabule ilişkin olarak verilen karar Dairemizce; diğer nedenlerin yanında davacının, kira kaybı alacağına ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğmuştur. Bozma kararına uyan mahkemenin artık bozma ilamı doğrultusunda işlem yapmak yükümlülüğü bulunmaktadır. Mahkemece, davacının kira kaybı zararının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Kabul şekli bakımından reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücretine karar verilmemesi de usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.ve3. bentte açıklanan nedenle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 538,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 10.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.