YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/290
KARAR NO : 2015/105
KARAR TARİHİ : 08.04.2015
Hakaret suçundan sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 52/2 ve 62. maddeleri gereğince neticeten 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair… Asliye Ceza Mahkemesinin 30/09/2014 tarihli ve 2014/100 esas, 2014/76 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 22/01/2015 gün ve 2014-22022/5331 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/02/33548 gün ve 2015/33548 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; tanık … 30/04/2014 mahkeme ifadesinde, müşteki ile sanık oğlu arasında yapılan telefon görüşmesini duyduğunu, müştekinin oğluna küfür içerikli sözler söylediğini beyan etmiş olması ve müştekinin gerek hazırlık ifadesinde gerekse 30/04/2014 tarihli mahkeme ifadesinde, kendisine sinkaflı sözlerle hakaret eden sanığa küfürle karşılık verdiğini beyan etmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 129. maddesinde “1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir. (2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi hâlinde, kişiye ceza verilmez. (3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi hâlinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” düzenleme gözetilerek sanığın durumunun değerlendirilmesi gerekirken karşılıklı hakaret yönünden bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hakimin kanaat ve takdirine ait fiili sorunlardan dolayı olağanüstü bir yasa yolu olan kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği, tebliğnamede ileri sürülen hususun da bu kapsamda olduğunun anlaşılması karşısında;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmediğinden, CMK’nın 309 maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE , 08/04/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.