YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8109
KARAR NO : 2015/6971
KARAR TARİHİ : 09.03.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kullandığı konut kredisi nedeni ile haksız yere çeşitli adlar altında kendisinden kesintiler yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.200,00 TL nın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 3.203,00 TL ya yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 3.203,00 TL nın davalıdan tahsiline, hükmedilen bedelin 1.200,00 TL sına dava, bakiye kısmına ıslah tarihinden itibaren yasal/avans faizi yürütülmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, tüketicinin açtığı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, kısa kararda hükmedilen alacağa avans faizi yürütülmesine denilmişken gerekçeli kararda yasal/avans faizi yürütülmesine denilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nın 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK’nın 298/2. maddesi gereğince de, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün de birbirine uyumlu olması gerekir. Aksi, Anayasanın 141. maddesi ile HMK.nın yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir. Somut olayda karar ile gerekçe arasında açık çelişki yaratılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 9.3.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.