Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/21682 E. 2015/27459 K. 28.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21682
KARAR NO : 2015/27459
KARAR TARİHİ : 28.09.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı kooperatif ile imzaladığı danışmanlık hizmet sözleşmesinin 5. maddesi gereği, davalının vergi dairelerine fazla ödediği verginin geri alımı için yapacağı başvurular sonucu iade alınan KDV’nin %4’ü oranında ücret ödeneceğinin, 8. maddesi gereği ise, sözleşmenin, vergi mahkemesinde görülen davanın kesinleşmesinden önce tahsil edildiğinde hüküm ifade edeceğinin düzenlendiğini, edimini yerine getirmesine rağmen davalının ücretini ödememesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile imzaladıkları danışmanlık hizmet sözleşmesinin 5. ve 8. maddelerine dayanarak danışmanlık ücretinin ödenmediğinden bahisle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiş; davalı, sözleşmenin 8. maddesinde “Yani bu sözleşme davadan önce tahsilat için yapılmıştır. Mahkeme kararından sonra, mahkeme kararına göre tahsilatta bu sözleşmenin hükmü olmayacaktır” hükmünün mevcut olduğunu, davacının emeği ile tahsil ettiğini iddia ettiği KDV iadesinin mahkeme kararı gereği davalı idare tarafından iade olunduğunu savunarak davanın reddini dilemiş; mahkemece sözleşmenin 8. maddesi gereğince davacının davalıdan danışmanlık hizmeti karşılığı ücret talebinde haklı olduğu, davacının edimini yerine getirdiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava ve icra takibine dayanak 22 Kasım 2010 tarihli danışmanlık ücret sözleşmesinin 5. maddesi uyarınca danışmana ödenecek ücret iade alınan katma değer vergisinin %4’ü olarak belirlenmiş, sözleşmenin 8. maddesinde ise “Bu sözleşme vergi mahkemesinde görülen davanın karar kesinleşmesinden önce tahsil edildiğinde hüküm ifade edecektir. Yani bu sözleşme davadan önce tahsilat için yapılmıştır. Mahkeme kararından sonra mahkeme kararına göre tahsilatta bu sözleşmenin hükmü olmayacaktır” düzenlemesi mevcuttur. Sözleşmenin 8. maddesinde; sözleşmenin, vergi mahkemesinde görülen davanın kesinleşmesinden önce hüküm ifade edeceği, ancak her halde sözleşmenin davadan önce tahsilat için yapıldığı, mahkeme kararından sonra, mahkeme kararına göre tahsilatta bu sözleşmenin hükmü olmayacağı açıkça düzenlenmiştir. Dosya kapsamından KDV iadesinin mahkeme kararı gereği tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece sözleşmenin 8. maddesindeki hükmün tarafları bağlayıcı olduğu dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.9.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.