Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/34372 E. 2015/31313 K. 23.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/34372
KARAR NO : 2015/31313
KARAR TARİHİ : 23.10.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, ………..Etap Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında davalı ile “Tapu Tahsis Belgeli Tesis Sözleşmesi” imzalayarak kendisine ait konut ve müştemilatını davalıya teslim ettiğini, aylık ödemelerini yapmaya başladığını ancak daha sonra projenin iptal edildiğini ileri sürerek, müspet ve menfi zararları kapsamında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiş, 19.03.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 40.497,93 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı, sözleşmenin kendileri tarafından feshedilmediğini, projenin ve imar planının idare mahkemesince iptali nedeniyle projenin yürütülmesi imkanının ortadan kalktığını, davacının taleplerinin yasal dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıda yazılı bendin dışındaki sair, davalının ise tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, sözleşmenin feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan “Tapu Tahsis Belgeli Tesis Sözleşmesi” gereğince davacının evi yıkılarak arsası davalıya verilmiş, bilahare projenin idare mahkemesince iptal edilmesi üzerine belediye meclisi kararı ile sözleşmenin yürütülmesinin mümkün olmadığı yönünde karar alınmış ve davacı tarafından zararlarının karşılanmadığı ileri sürülerek, maddi tazminat kalemi içerisinde yıkılan tesis bedelinin de tahsili istenmiş, mahkemece, analiz raporunda belirtilen tesis bedeli ve davacı tarafından yapılan taksit ödeme tutarları toplamından davalı idarece davacıya ödenen kira bedeli ve 2.283,50 TL’lik ödeme düşülmek suretiyle 15.927,86 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı ile davalı arasında, davacıya ait taşınmazın kentsel dönüşüm projesi kapsamında davalıya devredilmesine ve konut tahsisine dair sözleşme imzalandığı, projenin ve imar planının idare mahkemesince iptali üzerine sözleşmenin feshinde davacıya atfı kabil bir kusur bulunmadığı sabittir. Davacının zararının belirlenmesinde, davacıya ait bina, müştemilat ve ağaçların değerinin saptandığı analiz raporuna davacının herhangi bir itirazının bulunmadığı gözetilerek analiz raporunun esas alınarak uyuşmazlığın çözümlenmesi zorunludur. Bu yönüyle mahkemece analiz raporunda belirtilen tesis değerinin esas alınması yerinde olmuş ise de; davacı alacağından düşülen 2.283,50 TL’nin davacıya ödendiğine dair dosyada makbuz ve sair herhangi bir belge mevcut değildir. 100 m2 lik konut için arsa tahsis bedeli olarak belirlenen 30.000 TL’den davacıya ödenmesi gereken enkaz bedeli tutarı 2.283,50 TL mahsup edilmek suretiyle kalan 27.716,50 TL’nin davacı tarafından 72 ayda ödenmesi kararlaştırılmıştır. Dolayısıyla enkaz bedeli tutarı davacıya fiilen ödenmediği gibi, usul bozması öncesi aldırılan ve mahkemece bu yönüyle benimsenen bilirkişi raporunda dökümü yapılan 12.704,85 TL’lik toplam davacı ödemesi arasında da bu meblağ yer almamaktadır. Hal böyle olunca mahkemece hesaplanan davacı alacağından 2.283,50 TL’nin düşülmesi hatalı olmuştur. Yerel mahkeme hükmünün bu nedenle bozulması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair, davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın davacıya iadesine, 23/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.