Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/13750 E. 2015/7791 K. 12.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13750
KARAR NO : 2015/7791
KARAR TARİHİ : 12.03.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalıya ihtiyaç kredisi kullandırdığını ancak ödeme planına göre ödeme yapmaması nedeniyle kredi hesabının kat edilerek tüm borcun ferileriyle birlikte ödemesinin talep edildiğini ancak ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını bildirerek itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 16.551 TL. üzerinden itirazın iptali ile % 20 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı banka ile davalı arasında imzalanan 7.9.2012 tarihli tüketici kredi sözleşmesi ile davalıya 16.500 TL. Limitli kredi kullandırıldığı , aylık taksit ödemeli kredinin ilk taksidinin ödendikten sonraki 20.11.2012 ve devam eden iki taksidinin ödenmemesi üzerine 29.1.2013 tarihinde hesabın kat edilerek davalıya ihtar gönderildiği , davalının sözleşmede belirtilen adresi dışında gönderilen adreste tanınmadığından bila tebliğ iade edildiği ve davacı banka tarafından tüm kredi alacağının tahsili için icra takibi yapıldığı, dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı kanunun 10. maddesinde “… Kredi veren, taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak; ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanılabilir. Ancak kredi verenin bu hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir. Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren, asıl borçluya başvurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemez.”hükmü yer almaktadır. Buna göre davalının birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmüş olduğu da tartışmasız olduğuna göre 4077 sayılı kanunun 10.maddesi hükmüne göre birbirini izleyen en az iki taksidin belirlenerek ödenmesi, aksi halde bakiye tüm taksitlerin muaccel olacağı uyarısını taşıyan ve 7 gün süreli ihtarname gönderilmesi gerekir. Davacı bankanın 29.1.2013 tarihli ihtarı az yukarıda açıklandığı şekilde davalıya tebliğ edilemediği bu hali ile tüm borcun muaccel olduğundan bahsedilemeyeceği açıktır ve tüm kredi borcu için takip yapılamaz. Ancak davacı banka,davalının hesap katinde ve takip tarihinde halen ödemediği yada eksik ve geç ödediği taksitler nedeniyle gecikme faizi ve diğer ferileriyle birlikte takip yapma hakkına sahiptir.Mahkemece, davalının takip tarihine kadar ödemediği taksitlerle, geç ödeme nedeniyle gecikme faizi ve ferilerinin miktarı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenecek miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tüm kredi borcunun tahsili şeklinde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2. Bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.