Danıştay Kararı 2. Daire 2021/8188 E. 2021/473 K. 09.03.2021 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/8188 E.  ,  2021/473 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8188
Karar No : 2021/473

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
2- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığı’nda polis memuru olarak görev yapan davacının, Ankara Emniyet Müdürlüğü emrine atanmasına dair 21/02/2014 günlü işlem ile Ankara Hassas Bölgeleri Koruma Şube Müdürlüğü’ne polis memuru olarak atamasına ilişkin 25/02/2014 günlü işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Davalı idarelerin temyiz istemi üzerine anılan karar, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 12/06/2015 günlü, E:2015/12178, K:2015/3751 sayılı kararıyla; davacının Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne naklen atanmasına ilişkin 21/02/2014 günlü Emniyet Genel Müdürlüğü işlemi ile bu görevinden de alınarak Ankara Hassas Bölgeleri Koruma Şube Müdürlüğü’ne atanmasına ilişkin 25/02/2014 günlü Ankara Valiliği işlemi arasında, 2577 sayılı Kanun’un 5. maddesinde aranan biçimde bağlılık ya da ilişki bulunduğu kabul edilse bile, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün tesis ettiği naklen atama işleminden kaynaklanan uyuşmazlık temyiz incelemesine tabi iken, görev ve unvan değişikliği içermeyen il içi naklen atama işleminden kaynaklanan uyuşmazlık itiraz incelemesine tabi olduğundan, her iki işleme karşı bir dilekçe ile dava açılmasının hukuken olanaklı olmadığı, Mahkemece dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenerek karar verilmesinde yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının Ankara Hassas Bölgeleri Koruma Şube Müdürlüğü’ne atamasına ilişkin işlemin Emniyet Genel Müdürlüğü’ndeki görevinden alınmasının sonucu olduğu, başka bir ifade ile Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından dava konusu işlem tesis edilmemiş olsa idi Ankara Valiliği tarafından da herhangi bir işlem tesis edilmemiş olacağı, bu nedenle söz konusu işlemler arasında “sebep – sonuç ilişkisi” bulunduğu, öte yandan dava konusu iki işleme karşı başvurulacak kanun yolunun (temyiz-itiraz) farklı olmasının işlemlerin hukuki denetiminin ayrı ayrı yapılması sonucunu doğurmayacağı kanaatine ulaşıldığından dava dilekçesinde 2577 sayılı Yasa’nın 5. maddesine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bozma kararına uyulmayarak, ilk kararında ısrar edilmiş ve görev yerinin değiştirilmesini gerektirecek herhangi bir olumsuz tutum ve davranışı bulunmayan davacının, genel atama dönemi dışında, ilgili mevzuatta öngörülen zorunlu olarak atamasını gerektiren hususlar da ortaya konulmaksızın atamasının yapılmasına ilişkin dava konusu işlemlerde, kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı, ayrıca; 5442 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile, Valiye tanınan il içi atama yetkisinin İl Emniyet Müdürü tarafından kullanılmış olması nedeniyle, dava konusu Ankara Valiliği işleminde yetki yönünden de hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline hükmedilmiştir.
Davalı idarelerin temyiz istemi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 26/06/2018 günlü, E:2016/1428, K:2018/3472 sayılı kararla, Mahkeme kararının ısrara ilişkin kısmının onanmasına, Dairesince işin esasına yönelik temyiz incelemesi yapılmadığından, işin esası hakkında inceleme yapılarak karar verilmek üzere dosyanın Dairesine gönderilmesine karar verilmiş, davalı idarelerin kararın düzeltilmesi istemi ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/05/2019 günlü, E:2018/4527, K:2019/2541 sayılı kararıyla reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; dava konusu atama işleminin usule ve hukuka uygun olduğu, idarenin 657 sayılı Kanun’un 76. maddesi ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 96. maddesi uyarınca takdir hakkını hukuka uygun olarak kullandığı, kamu görevlilerinin görev yerlerinin değiştirilebilmesi için soruşturma geçirmesi ya da ceza alması gibi bir zorunluluğun bulunmadığı, il içi atamalarda Yönetmelikte belirtilen atanma dönemlerinin uygulanmadığı ileri sürülerek, Mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.
Ankara Valiliği tarafından; 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 8/B ve 11/Ç maddeleri uyarınca Valiliğin emniyet personelinin il içi atanması hususunda yetkisi bulunduğu, bu konuda yargı yerlerince verilmiş emsal kararların olduğu, davacının aynı il içerisinde eş değer göreve atandığı, idarenin 657 sayılı Kanun’un 76. maddesi uyarınca takdir hakkını hukuka uygun olarak kullandığı, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, Mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Davacı tarafından, herhangi bir olumsuz tutum ve davranışının bulunmadığı, genel atama dönemi dışında idarenin takdir yetkisi olduğundan bahisle, 5442 sayılı Yasaya aykırı şekilde Vali onayı alınmaksızın tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının, Ankara Hassas Bölgeleri Koruma Şube Müdürlüğü’ne atanmasına ilişkin 25/02/2014 günlü işlem açısından onanması, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı’ndan Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne atanmasına dair 21/02/2014 günlü işlem açısından ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararı uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı Emniyet Genel Müdürlüğünün yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Temyize konu kararın davacının Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Hassas Bölgeleri Koruma Şube Müdürlüğü’ne polis memuru olarak atamasına ilişkin 25/02/2014 günlü işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik yapılan incelemede;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığı’nda polis memuru olarak görev yapan davacının, Ankara Emniyet Müdürlüğü emrine atanmasına dair 21/02/2014 günlü işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik yapılan incelemede;
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76. maddesinde; “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Kanunun 76. maddesiyle, takdir yetkisine istinaden tesis edilen işlemlerin sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka uygunluk denetimine tabi tutulacağı, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da yargı mercilerince saptanması halinde bu durumun iptal nedeni oluşturacağı noktasında hukuken bir duraksama bulunmamaktadır.
İç güvenliği sağlayan emniyet hizmeti, sıkı bir hiyerarşik disiplin gerektiren ve icabında güç kullanma yetkisi olan, kamu düzeninin tesisi bakımından hayati öneme sahip bir kamu hizmetidir. Bu hizmetin aksaması, kamu düzeni yönünden telafisi güç ve imkansız zararların doğmasına yol açabilir. Toplumun huzur ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olan emniyet hizmetleri sınıfı mensupları, ülke içinde emniyet hizmetlerini öngörülen seviyede ve aksama olmadan yürütmekle görevlidirler. Emniyet hizmetlerinin bu niteliği gereği, memurlarının da görev ve görev yerlerinin değiştirilmesi hususunda idareye mevzuat hükümleri çerçevesinde geniş bir takdir yetkisi tanınması zorunluluğunu beraberinde getirmiştir. Aksinin kabulü, iç güvenlik hizmetinin aksamasına neden olabilecektir. Anayasa Mahkemesinin 29/01/2014 tarih ve E:2013/130, K:2014/18 sayılı kararında da benzer ifadelere yer verilerek emniyet hizmetleri sınıfının önemine vurgu yapılmıştır. Öte yandan, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesine yönelik adil yargılanma hakkına ilişkin başvurularda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından, devletin egemenlik yetkilerini doğrudan veya dolaylı kullanan veya kamu otoritelerinin genel menfaatini korumaktan sorumlu, devlete özel bir sadakat ilişkisiyle bağlı olan asker ve polis gibi görevliler yönünden özlük ve parasal haklar dışında sözleşmenin tarafı olan devletin daha geniş yetkilere sahip olduğu hususu vurgulanmıştır. (Vilho Eskelinen ve Diğerleri / Finlandiya davası, 19/04/2007, No. 63235/00 )
Emniyet hizmetlerinin önemi gereği ülke içinde bu hizmetin öngörülen seviyede ve aksama olmadan yürütülmesinin mutlak koşullarından birisi de istenilen yer ve/veya görev için planlanan seviyede personel bulundurulmasıdır.
Bu durumda, idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görev yerini değiştirme konusunda kanunen sahip olduğu takdir yetkisini emniyet hizmetlerinin önem ve özelliğine uygun olarak kullandığı, bu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullandığına dair herhangi bir bilgi belge de bulunmadığı anlaşıldığından; davacının kadro derecesi değişmeden aynı ilde eşdeğer bir göreve atandığı dikkate alındığında dava konusu işlemde kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARELERİN TEMYİZ İSTEMLERİNİN KISMEN REDDİ ile … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, davacının Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Hassas Bölgeleri Koruma Şube Müdürlüğü’ne polis memuru olarak atamasına ilişkin 25/02/2014 günlü işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. DAVALI İDARELERİN TEMYİZ İSTEMLERİNİN KISMEN KABULÜ ile anılan kararın Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığı’nda polis memuru olarak görev yapan davacının, Ankara Emniyet Müdürlüğü emrine atanmasına dair 21/02/2014 günlü işlemin iptaline ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.