Danıştay Kararı 10. Daire 2021/777 E. 2021/1019 K. 09.03.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/777 E.  ,  2021/1019 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/777
Karar No : 2021/1019

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından; Ticaret Bakanlığı Ege Serbest Bölge Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı, %11 Eksik Gelir Payı Aktarımı konulu işlemi ile bu işlemin dayanağını oluşturan … tarih ve … sayılı, Gelir Payı Aktarımı konulu işlemin iptali ve bu işlemler nedeniyle davalı idareye ödenen 1.289.908,29 ABD Dolarının ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun uyarınca Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu sözleşmenin imzalandığı 30/10/1989 tarihinde davacı şirketin alabileceği gelir payı %30 olarak belirlenmiş ise de, … tarih ve … sayılı Bakanlık Oluruyla bu payın %41’e çıkarılmasının uygun görüldüğü, 12/02/1997 tarihinde Dış Ticaret Müsteşarlığı ile davacı şirket arasında Ege Serbest Bölgesinin ESBAŞ-Ege Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi Anonim Şirketi tarafından Kurulup İşletilmesine Dair Sözleşmenin imzalandığı, gelir payının devam eden süreçte %41 olarak davacı şirkete ödendiği, Bakanlık Olurunun geri alındığına ya da sözleşmede değişiklik yapılarak gelir payının %30 a düşürüldüğüne dair dosyaya evrak sunulmadığı, ahde vefa ilkesi gereği davalı idarenin sonradan sözleşmede yapılan değişiklikle bağlı olduğu açık olduğundan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, hukuka aykırılığı tespit edilen işlem nedeniyle davacının ödemiş olduğu 1.289.908,29 ABD Dolarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesinin gerektiği gerekçeleriyle dava konusu işlemlerin iptaline, işlemler nedeniyle davacı şirket tarafından ödenmiş olan 1.289.908,29 ABD Dolarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi hükmü uyarınca hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; yargı harçlarından muaf olmalarına rağmen aleyhlerine harca hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, uyuşmazlığın kamu hizmeti imtiyaz sözleşmesinden kaynaklandığı ve bu nedenle ilk derece mahkemesi olarak Danıştayca karara bağlanması gerektiği, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idare mahkemelerinin görevinde olduğunun kabul edilmesi halinde yetkili mahkemenin … İdare Mahkemesi olduğunun kabul edilmesi gerektiği, dava konusu işlemlerin kesin ve yürütülmesi gereken işlem niteliğinde olmadığı, yabancı para üzerinden dava açılamayacağı, 2017 ve 2018 yılına ilişkin Sayıştay raporlarında serbest bölgeler mevzuatı çerçevesinde tarafların iradeleriyle akdedilmiş sözleşmelerin kamu menfaatine aykırı biçimde değiştirilmesinin Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliğine aykırılık teşkil ettiğinin ve değişikliğin yasal dayanağının olmadığının tespit edildiği, Sayıştay raporlarında yer alan tespitler uyarınca sözleşme değişikliğinin yok hükmünde olduğunun değerlendirildiği, davacının yatırdığı bedeli yasal faizi ile birlikte talep etmesinin hukuka aykırı olduğu, davacının iadesini talep ettiği bedeli kendi inisiyatifi ile ödediği, idarenin anılan bedeli resen ve cebren tahsil kabiliyetinin bulunmadığı, yabancı para üzerinden yasal faiz talep edilmesinin mümkün olmadığı, Sayıştay’a verilen cevapların izahat niteliğinde olduğu, davacının bu izahatın haklılıklarını ortaya koyduğu iddiasının muteber olmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz dilekçesinde yer alan iddiaların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülerek, davalı idarenin temyiz başvurusunun reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görülmekle davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
28/09/1989 tarih ve 20296 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 10/08/1989 tarih ve 89/14427 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Ege Serbest Bölgesinin yap-işlet-devret modeline göre davacı ESBAŞ-Ege Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi Anonim Şirketi tarafından kurulup işletilmesine izin verilmesi kararlaştırılmıştır.
Anılan Bakanlar Kurulu Kararına istinaden, davacı Şirket ile Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı arasında imzalanan, 30/10/1989 tarihli, Ege Serbest Bölgesinin ESBAŞ-Ege Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi Anonim Şirketi Tarafından Kurulup İşletilmesine Dair Sözleşme ile bölgenin kurulup işletilmesi otuz yıl süre ile davacı Şirkete verilmiş, Sözleşmenin 1. maddesinde belirli şartların varlığı halinde işletme sözleşmesi ve faaliyet ruhsatı süresinin on yılı aşmayacak şekilde uzatılacağı, 3. maddesi ile de; Ege Serbest Bölgesinin işletilmesi sonucu, Serbest Bölgeleri Tesis ve Geliştirme Fonuna kiralar dışında kaydedilen gelirlerin %30’unun davacı Şirkete verileceği kararlaştırılmıştır.
Gerek tarafların sözleşme ile üstlendikleri bir takım edimleri karşılıklı olarak yerine getirmemeleri gerekse de davacı Şirketin Bütçe Kanunu ve Yönetmelik değişiklikleri nedeniyle gelir kaybının olduğunu ileri sürmesi üzerine taraflar arasında hukuki ihtilaf çıkmış ve karşılıklı davalar açılmıştır.
Dış Ticaret Müsteşarlığı Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü, taraflar arasında çıkan anlaşmazlığın hukuki ve mali yönden çözümü yanında, gerek serbest bölgelerin başarısı gerekse ülke ekonomisine serbest bölge ile sağlanan katkıların yara almaması ve üçüncü şahıslar nezdinde oluşacak olumsuz izlenimin engellenmesini teminen, taraflar arasında anlaşmaya varılarak açılan davalardan vazgeçilmesi için protokol imzalanması hususunda 07/08/1995 tarihli Müsteşarlık oluru ile yetkilendirilmiş ve taraflar arasında 20/06/1996 tarihli Protokol imzalanmıştır.
Anılan Protokolün 3. maddesiyle; tarafların borç ve alacaklarının mahsubu sonucu ortaya çıkan bakiyelerinden 30/10/1989 tarihli Sözleşmenin 3. maddesi uyarınca davacı Şirkete aktarılması gereken oranın %30’dan %41’e çıkarılması ile feragat etmiş sayılacakları kararlaştırılmıştır.
Protokolün imzalanmasını takiben, Protokolde belirlenen konuların izlenilmesi, akabinde sözleşme değişikliğinin imzalanması ve davanın düşürülmesi işlemlerinin yapılması için Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğünün yetkili kılınmasına ilişkin olarak … tarih ve … sayılı Devlet Bakanı onayı alınmış, uyuşmazlığın sulhen giderilmesi Maliye Bakanlığı’nın 21/10/1996 tarihli oluru ile uygun görülmüştür.
Tüm bunların üzerine, Dış Ticaret Müsteşarlığı ile davacı Şirket arasında akdedilen 12/02/1997 tarihli sözleşme değişikliği ile 30/10/1989 tarihli Sözleşmenin 3. maddesi değiştirilmiş ve maddede Ege Serbest Bölgesinin işletilmesi sonucu, Serbest Bölgeleri Tesis ve Geliştirme Fonuna kiralar dışında kaydedilen gelirlerin (Bölgeye getirilen malların CIF ve bölgeden çıkarılan malların FOB bedelleri üzerinden alınan %05’ler, Banka ve Sigorta Şirketlerinden alınan %05’ler, giriş izin belgesi ücretleri, açık alan ruhsat ücretleri) de %41’inin davacı Şirkete verileceği kararlaştırılmıştır.
Davalı idare (mülga Ekonomi Bakanlığı) ile davacı Şirket arasında, mevcut otuz yıllık işletme süresinin on yıl uzatılması ve Serbest Bölgeye ilave edilen alanların işletilmesine ilişkin 18/08/2016 tarihli sözleşme imzalanmış ve bu sözleşmenin 7. maddesiyle, 30/101989 tarihli sözleşmenin 12/02/1997 tarihli sözleşme ile değişik 3. maddesinin 30/10/2019 tarihinde yürürlükten kalkacağı, bu maddenin yerine davacı Şirkete yapılacak gelir payı aktarımını %30 olarak belirleyen ve sözleşmede metnine yer verilen hükmün 31/10/2019 tarihinde kendiliğinden yürürlüğe gireceği kararlaştırılmıştır.
Sayıştay Başkanlığı’nın mülga Ekonomi Bakanlığı hakkında düzenlediği 2017 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu ve Ticaret Bakanlığı hakkında düzenlediği 2018 Yılı Düzenlilik Denetimi Raporu’nda; 12/02/1997 tarihinde yapılan Sözleşme değişikliği ile davacı Şirkete yapılan gelir payı aktarımının %30’dan %41’e çıkarılmasının yasal dayanağının bulunmadığı, 2010 yılına kadar elde edilen verilerden yapılan hesaplamada, söz konusu değişiklik ile davacı Şirkete 4.930.291,90 ABD Doları fazla gelir payı aktarımına, 3218 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi uyarınca yapılan telafi edici aktarımın da %41 oranı üzerinden hesaplanması nedeniyle bu madde uyarınca da davacı Şirkete 1.921.046 ABD Doları fazladan telafi edici aktarıma sebebiyet verildiği, Serbest Bölgeler mevzuatı çerçevesinde tarafların iradeleriyle akdedilen sözleşmelerin kamu menfaatine aykırı biçimde değiştirilmesinin Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliğine aykırılık teşkil ettiği belirtilmiştir.
Bahsi geçen raporlarda yer alan bulgulara istinaden, Ticaret Bakanlığı Serbest Bölgeler, Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğü tarafından Ege Serbest Bölge Müdürlüğü’ne gönderilen … tarih ve … sayılı yazı ile, davacı Şirkete %11 oranında fazladan aktarılan gelir payının iadesi için gerekli işlemlerin talep edilmesi üzerine, Ege Serbest Bölge Müdürlüğü’nün dava konusu … tarih ve … sayılı, Gelir Payı Aktarımı konulu yazısı ile 2017,2018,2019 yıllarında %41 olarak yapılmış gelir payı aktarımlarının %30 olarak hesaplanması ve yapılan %11 oranındaki fazladan aktarılan gelir payının işletme sözleşmesinde belirlenen faiz oranı uygulanmak suretiyle Özel Hesaba yatırılması ve davacı Şirkete aktarılacak gelir payının yazı tarihinden itibaren %30 olarak uygulanması doğrultusunda işlemlerin tesis ettirilmesi hususu davacı şirkete bildirilmiştir.
Ege Serbest Bölge Müdürlüğü’nün dava konusu … tarih ve … sayılı, %11 Eksik Gelir Payı Aktarımı konulu yazısı ile de, dava konusu 14/06/2019 tarihli yazı ilgi tutularak 2017 yılı, 2018 yılı ve 14 Haziran 2019 sonu itibarıyla Kuruluş ve İşletme Sözleşmesi gereği, davacı Şirkete yapılan %11 oranındaki fazladan aktarılan gelir payı tutarı ile Serbest Bölgeler Kanunu’nun Geçici 4. maddesi kapsamında yapılan aktarma tutarı olarak 1.113.044,90 ABD Doları anapara, 176.863,39 ABD Doları faiz olmak üzere toplam 1.289.908,29 ABD Dolarının aynı gün mesai saati bitimine kadar ödenmesi hususu davacı Şirkete bildirilmiştir.
Davacı Şirket tarafından, 14/06/2019 tarihli dava konusu yazının tebliğini takiben, idarece talep edilen bedelin kesin tutarının ikinci bir yazıda kesin olarak gösterilmesi halinde tahkime gitme, dava açma ve yatırılan bedelin istirdadını talep etme hakları saklı tutularak ödeme yapılması yönünde … tarih ve … nolu Yönetim Kurulu kararı alınmış, 24/06/2019 tarihli dava konusu yazının tebliğ edilmesi üzerine de banka talimat yazısına ihtirazi kayıt konularak 1.289.908,29 ABD Doları 24/06/2019 tarihinde Ege Serbest Bölge Müdürlüğü USD Diğer Gelirler Hesabına yatırılmış, bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahallî idarelerden oluşan genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin malî yönetim ve kontrolünü kapsadığı; “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin Kanuna ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idarelerini ifade ettiği; “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. maddesinde, her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorunda olduğu; “Dış denetim” başlıklı 68. maddesinde, Sayıştay tarafından yapılacak harcama sonrası dış denetimin amacının, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap verme sorumluluğu çerçevesinde, yönetimin malî faaliyet, karar ve işlemlerinin; kanunlara, kurumsal amaç, hedef ve planlara uygunluk yönünden incelenmesi ve sonuçlarının Türkiye Büyük Millet Meclisine raporlanması olduğu, dış denetimin, genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları dikkate alınarak kamu idaresi hesapları ve bunlara ilişkin belgeler esas alınarak, malî tabloların güvenilirliği ve doğruluğuna ilişkin malî denetimi ile kamu idarelerinin gelir, gider ve mallarına ilişkin malî işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığının tespiti, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, faaliyet sonuçlarının ölçülmesi ve performans bakımından değerlendirilmesi suretiyle gerçekleştirileceği, Sayıştay’ın denetim raporları ve bunlara verilen cevapları dikkate alarak düzenleyeceği dış denetim genel değerlendirme raporunu Türkiye Büyük Millet Meclisine sunacağı; “Kamu zararı” başlıklı 71. maddesinde, kamu zararının kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması olduğu, kamu zararının belirlenmesinde iş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılmasının, mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılmasının, transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulmasının, iş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılmasının, İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmamasının, mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılmasının esas alınacağı, kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararının, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edileceği; “Yetkisiz tahsil ve ödeme” başlıklı 72. maddesinde, Kanunların veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin öngördüğü şekilde yetkili kılınmamış hiçbir gerçek veya tüzel kişinin, kamu adına tahsilat veya ödeme yapamayacağı, yetkisiz tahsilat veya ödeme yapılması, kamu hizmeti karşılığında veya kamu hizmetleriyle ilişkilendirilerek bağış veya yardım toplanması veya başka adlarla tahsilat veya ödeme yapılması hallerinde; söz konusu tutarların, yetkisiz tahsilat veya ödeme yapılanlardan alınarak, ilgisine göre bütçeye gelir kaydedileceği veya ilgililerine iade edilmek üzere emanet hesaplarına kaydedileceği, ayrıca, bunlar hakkında ilgili kanunları uyarınca adli ve idari yönden gerekli işlemler yapılacağı hüküm altına alınmış, davalı Ticaret Bakanlığı Kanun’un ekinde yer alan (I) Sayılı Cetvelde, Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri arasında sayılmıştır.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Denetim alanı” başlıklı 4. maddesinde, Sayıştay’ın merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarını, mahallî idareleri, sermayesinde doğrudan veya dolaylı olarak kamu payı olan özel kanunlar veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile kurulmuş anonim ortaklıkları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları hariç diğer kamu idarelerini denetleyeceği; “Sayıştayın görevleri” başlıklı 5. maddesinde, Sayıştay’ın kamu idarelerinin mali faaliyet, karar ve işlemlerini hesap verme sorumluluğu çerçevesinde denetleyeceği ve sonuçları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisine doğru, yeterli, zamanlı bilgi ve raporlar sunacağı, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin gelir, gider ve mallarına ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığını denetleyeceği, sorumluların hesap ve işlemlerinden kamu zararına yol açan hususları kesin hükme bağlayacağı, genel uygunluk bildirimini Türkiye Büyük Millet Meclisine sunacağı ve Kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapacağı; “Sorumlular ve sorumluluk halleri” başlıklı 7. maddesinde, bu Kanunun sorumlular ve sorumluluk halleri uygulamasında; 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk hallerinin esas alınacağı, her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu olduğu, bu sorumluluğun yerine getirilip getirilmediğinin Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulacak Sayıştay raporlarında belirtileceği, kamu zararına sebep olunan durumların ise bu zararın tazminine ilişkin hükme bağlama işlemi ile sonuçlandırılacağı, sorumluların mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlü oldukları hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı Ticaret Bakanlığı, merkezi yönetim kapsamında bir kamu idaresi olup yukarıda yer verilen mevzuat maddeleri uyarınca, Sayıştay’ın mali denetimine tabidir. Bu itibarla; Sayıştay raporları ile tespit edilen kamu zararlarının tahsiline ilişkin olarak ilgili kamu görevlilerinin hukuki, idari ve cezai sorumluluğunun bulunduğu tartışmasızdır.
Uyuşmazlıkta; davalı idare ile davacı Şirket arasında akdedilen 12/02/1997 tarihli sözleşme değişikliği ile davacı Şirkete işletme sözleşmesi uyarınca yapılan gelir payı aktarımının oranı %30’dan %41’e çıkarılmış ve dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihe kadar bu oran uygulanmışsa da, dava konusu işlemlere dayanak alınan 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin Düzenlilik Denetim Raporlarında anılan değişiklik nedeniyle davacı Şirkete yapılan fazladan gelir payı aktarımlarının kamu zararına yol açtığı belirlenmiştir.
5018 ve 6085 sayılı Kanunlar kapsamında denetime tabi olan davalı idare tarafından, Sayıştay Başkanlığı’nca belirlenen kamu zararının giderilmesi için gerekli işlemlerin tesis edilmesi gerektiği izahtan varestedir. Aksi durum, ilgililerin sorumluğuna ve kamunun zararına neden olacaktır.
Ancak; Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarih ve E:1968/68, K:1973/14 sayılı kararında; idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemelerin geri istenilmesinin hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içinde olanaklı olduğu, bu süre geçtikten sonra geri istenilemeyeceği belirtilmiş olup davalı idare tarafından davacı Şirkete fazladan yapılan gelir payı aktarımlarının tahsilinin bu esasa göre yapılması gerekmektedir.
Dava konusu işlemler bir arada değerlendirildiğinde; 2017 yılı, 2018 yılı ve 14 Haziran 2019 sonu itibarıyla Kuruluş ve İşletme Sözleşmesi gereği, davacı Şirkete yapılan %11 oranındaki fazladan aktarılan gelir payı tutarı ile Serbest Bölgeler Kanunu’nun Geçici 4. maddesi kapsamında yapılan aktarma tutarı olarak 1.113.044,90 ABD Doları anapara, 176.863,39 ABD Doları faiz olmak üzere toplam 1.289.908,29 ABD Dolarının tahsilinin ve davacı Şirkete aktarılacak gelir payının 14/06/2019 tarihinden itibaren %30 olarak uygulanmasının istendiği görülmektedir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu … tarih ve … sayılı, Gelir Payı Aktarımı konulu işlemin davacı Şirkete aktarılacak gelir payının 14/06/2019 tarihinden itibaren %30 olarak uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden incelenmesi;
Davacı Şirkete yapılan gelir payı aktarımının arttırılmasına ilişkin 12/02/1997 tarihli sözleşme değişikliğinin yasal dayanağının bulunmadığının ve kamu zararına yol açtığının Sayıştay denetimi sonucunda ortaya konulmuş olması nedeniyle, dava konusu … tarih ve … sayılı, Gelir Payı Aktarımı konulu işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemlerin 2017 yılı, 2018 yılı ve 14 Haziran 2019 sonu itibarıyla Kuruluş ve İşletme Sözleşmesi gereği, davacı Şirkete yapılan %11 oranındaki fazladan aktarılan gelir payı tutarının ve Serbest Bölgeler Kanunu’nun Geçici 4. maddesi kapsamında fazladan yapılan aktarma tutarının iadesi istemine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi;
Yukarıda bahsi geçen 22/12/1973 tarih ve E:1968/68, K:1973/14 sayılı Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı uyarınca, davalı idarenin 14/06/2019 tarihinden geriye dönük olarak dava açma süresi içinde yapılan hatalı geri ödemeleri isteyebileceği, bunun dışında kalan dönemlere ilişkin ödemelerin iadesini talep etmesinin ise mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; davalı idare tarafından 15/04/2019 – 14/06/2019 tarihleri arasında davacı Şirkete %11 oranında fazladan aktarılan gelir payı tutarının ve Serbest Bölgeler Kanunu’nun Geçici 4. maddesi kapsamında fazladan yapılan aktarma tutarının iadesi istenebileceğinden, dava konusu işlemlerin 15/04/2019 – 14/06/2019 tarihleri arasındaki döneme ilişkin kısımlarında hukuka aykırılık, 2017 ve 2018 yılları ile 01/01/2019 – 15/04/2019 tarihleri arasındaki dönem için davacı Şirkete %11 oranında fazladan aktarıldığı ileri sürülen gelir payı tutarları ile Serbest Bölgeler Kanunu’nun Geçici 4. maddesi kapsamında fazladan yapılan aktarma tutarının iadesi istemine ilişkin kısımlarında ise hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle; Bölge İdare Mahkemesince, İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmı kısmen kaldırılarak; … tarih ve … sayılı, Gelir Payı Aktarımı konulu işlemin davacı Şirkete aktarılacak gelir payının 14/06/2019 tarihinden itibaren %30 olarak uygulanmasına ilişkin kısmı ve dava konusu işlemlerin 15/04/2019 – 14/06/2019 tarihleri arasında davacı Şirkete %11 oranında fazladan aktarılan gelir payı tutarları ile ve Serbest Bölgeler Kanunu’nun Geçici 4. maddesi kapsamında fazladan yapılan aktarma tutarının iadesinin istenilmesine ilişkin kısımları yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemler nedeniyle davacı şirket tarafından davalı idareye ödenmiş olan 1.289.908,29 ABD Dolarının iadesine ilişkin kısım yönünden incelenmesi;
İdare Mahkemesince, dava konusu işlemlerin iptal edilmiş olması nedeniyle davacı Şirketin bu işlemler nedeniyle davalı idareye ödediği 1.289.908,29 ABD Dolarının iadesine yönelik isteminin kabulüne karar verilmiş ve temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla da davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmişse de, dava konusu işlemlerin kısmen hukuka uygun olduğu Dairemizce tespit edilmiş olduğundan Bölge İdare Mahkemesince, davacı Şirketin iade istemi yönünden de yeni bir karar verilmesi gerekmektedir.
Dava konusu işlemlerle; 2017 yılı, 2018 yılı ve 14 Haziran 2019 sonu itibarıyla Kuruluş ve İşletme Sözleşmesi gereği, davacı Şirkete yapılan %11 oranındaki fazladan aktarılan gelir payı tutarı ile Serbest Bölgeler Kanunu’nun Geçici 4. maddesi kapsamında yapılan aktarma tutarı olarak hesaplanan meblağın davacı Şirket tarafından ödenmesi istenmiş ve bu tutar davacı Şirket tarafından ödenerek istirdat istemine konu edilmiştir.
Davalı idarenin 15/04/2019-14/06/2019 tarihleri arasında davacı Şirkete %11 oranında fazladan aktarılan gelir payı tutarının ve Serbest Bölgeler Kanunu’nun Geçici 4. maddesi kapsamında fazladan yapılan aktarma tutarının iadesini isteyebilecek olması ve dava konusu işlemlerin bu kısmı yönünden davanın reddinin gerekmesi karşısında, Bölge İdare Mahkemesince İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemler nedeniyle davacı şirket tarafından ödenmiş olan 1.289.908,29 ABD Dolarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi hükmü uyarınca hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacı şirkete ödenmesine ilişkin kısmı kaldırılarak, 15/04/2019 – 14/06/2019 tarihleri arasında davacı Şirkete %11 oranında fazladan aktarılan gelir payı tutarları ile Serbest Bölgeler Kanunu’nun Geçici 4. maddesi kapsamında fazladan yapılan aktarma tutarının 24/06/2019 tarihine kadar işletme sözleşmesinde belirlenen faiz oranı ile birlikte gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılarak tespit edilmesi ve davacının bu döneme ilişkin iade isteminin reddine, 2017 ve 2018 yılları ile 01/01/2019 – 15/04/2019 tarihleri arasındaki dönem için hesaplanacak bedel yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; İdare Mahkemesince, dava konusu işlemlerin 2017 ve 2018 yılları ile 01/01/2019-15/04/2019 tarihleri arasındaki dönem için davacı Şirkete %11 oranında fazladan aktarıldığı ileri sürülen gelir payı tutarları ile Serbest Bölgeler Kanunu’nun Geçici 4. maddesi kapsamında fazladan yapılan aktarma tutarının iadesi istemine ilişkin kısımlarının iptali yönünde verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddine yönelik kısmının ONANMASINA,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının; İdare Mahkemesince, dava konusu … tarih ve … sayılı, Gelir Payı Aktarımı konulu işlemin davacı Şirkete aktarılacak gelir payının 14/06/2019 tarihinden itibaren %30 olarak uygulanmasına ilişkin kısmı ile dava konusu işlemlerin 15/04/2019 – 14/06/2019 tarihleri arasında davacı Şirkete %11 oranında fazladan aktarılan gelir payı tutarları ile ve Serbest Bölgeler Kanunu’nun Geçici 4. maddesi kapsamında fazladan yapılan aktarma tutarının iadesinin istenilmesine ilişkin kısımlarının iptali ve dava konusu işlemler nedeniyle davacı şirket tarafından ödenmiş olan 1.289.908,29 ABD Dolarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi hükmü uyarınca hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacı şirkete ödenmesi yönünde verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddine yönelik kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 09/03/2021 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı hukuka uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla, Daire Kararına katılmıyorum.