Danıştay Kararı 5. Daire 2017/295 E. 2021/569 K. 09.03.2021 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2017/295 E.  ,  2021/569 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/295
Karar No : 2021/569

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : …Kurulu / …
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının açığa alma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsiline ve uğradığı zararlara karşılık 300.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu kararın, soruşturma yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan tesis edildiği, somut bir fiil isnat edilmediği, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, özel hayatın gizliliği ilkesinin, mülkiyet hakkının, ayrımcılık yasağının, Anayasa’nın 38/1. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6., 7/1., 8. ve 14. maddelerinin ihlal edildiği ileri sürülerek hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.
DAVALININ SAVUNMASI: Dava dilekçesinin usule aykırılıklar yönünden incelenerek tespit edilmesi halinde davanın öncelikle usul yönünden reddi gerektiği, öte yandan dava konusu kararın amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun ilgili hükümlerine değil Anayasa’nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp “göreve son” müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Yasa’nın 33. maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen karar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ: Davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …DÜŞÜNCESİ: Davacı Talha Altıntop vekili Av. …tarafından; müvekkilinin, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük hakları ve 300.000.-TL manevi tazminatın yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde, “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” dava şartları arasında sayılmış, 115. maddesinde ise, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda ise, “derdestlik” müessesesi düzenlenmemiş ve Kanunun 31. maddesinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun derdestlik ile ilgili maddelerine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte; tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, ikinci davanın esasının derdestlik nedeniyle incelenemeyeceği usul hukukunun genel ilkelerindendir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin (6749 sayılı Kanun ile kanunlaşan) 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun 24.8.2016 tarih ve … sayılı kararı ile yine aynı Kurulun yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararının iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle Danıştay Beşinci Dairesinin E:2016/56798 sayılı dosyasında açılan dava derdest iken, aynı istemleri de içeren bakılmakta olan bu davanın açıldığı anlaşıldığından, yukarıdaki hükümler birlikte değerlendirildiğinde bu davanın derdestlik nedeniyle incelenmesi olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra davalı idarenin derdestlik dışındaki usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

1-) DAVA KONUSU … TARİH VE … SAYILI KARARIN İPTALİ İLE BU KARAR NEDENİYLE YOKSUN KALINAN ÖZLÜK VE PARASAL HAKLARIN AÇIĞA ALMA TARİHİNDEN İTİBAREN İŞLETİLECEK YASAL FAİZİYLE BİRLİKTE TAHSİLİ İSTEMİ YÖNÜNDEN:

A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ
…tarih ve … sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından … tarih ve … sayılı kararla reddedilmiştir.
Davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının açığa alma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

B) İNCELEME VE GEREKÇE
Tarafları ve konusu aynı olan bir davanın, daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından biri olan derdestlik müessesesinin ifade ettiği ”ilk davanın aynısı olan diğer davaların açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı” olgusundan hareketle, sonraki davaların derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Derdestlik durumunun ortaya çıkması için; aynı davanın birden fazla açılmış olması ve birinci davanın görülmekte olması şartları birlikte gerçekleşmelidir. Davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesi de; davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin aynı olmasına bağlıdır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının açığa alma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, bununla birlikte davacı tarafından Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin zımnen reddine ilişkin kararın iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle Dairemizin E:2016/56798 sayılı dosyasına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı ve bu davada Dairemizin 10/03/2020 tarih ve K:2020/1865 sayılı kararı ile kısmen ret, kısmen incelenmeksizin ret kararı verildiği ve bu kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacının bakılmakta olan bu davaya konu istemine, yukarıda belirtilen ve Dairemizin 2016/56798 sayılı esasına kayıtlı dava dosyasında da yer verildiği, dolayısıyla bakılmakta olan bu davanın anılan dava yönünden tarafları, konusu ve sebepleri aynı olan dava niteliğinde olduğu anlaşıldığından, derdestlik nedeniyle bu davanın incelenmesine hukuken imkan bulunmamaktadır.

2-) DAVA KONUSU 300.000,00 TL MANEVİ TAZMİNATIN YASAL FAİZİYLE BİRLİKTE ÖDENMESİ İSTEMİ YÖNÜNDEN:
Davacının uğradığı zararlara karşılık 300.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6. maddesinin 4. fıkrasında; “Herhangi bir sebeple harcı veya posta ücreti verilmeden veya eksik harç veya posta ücreti ile dava açılmış olması halinde, otuz gün içinde harcın ve posta ücretinin verilmesi ve tamamlanması hususu daire başkanı veya görevlendirileceği tetkik hakimi, mahkeme başkanı veya hakim tarafından ilgiliye tebliğ olunur. Tebligata rağmen gereği yerine getirilmediği taktirde bildirim aynı şekilde bir daha tekrarlanır. Harç veya posta ücreti süresi içinde verilmez veya tamamlanmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verilir ve davacıya tebliğ olunur.” hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından 300.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesinin talep edilmesi nedeniyle davanın açılışında yatırılması gereken 5.123,25 TL yerine 60,80 TL maktu karar harcının yatırıldığı, nisbi karar harcındaki 5.062,45 TL eksikliğin giderilmesi için Dairemizce gönderilen 27/02/2018 tarihli birinci yazı ile davacı vekiline anılan eksikliğin otuz gün içinde tamamlanılması gerektiğinin bildirildiği, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 16/04/2018 tarihli dilekçede maddi ve manevi tazminat talebinden vazgeçildiği belirtilerek davaya meslekten çıkarma kararının iptali istemiyle devam edilmesinin istenildiği, Dairemizce dosyada mevcut vekaletname örneğine göre davacı tarafından Av. …’a “davadan (kısmen ya da tamamen) feragat yetkisi hariç olmak üzere” vekaletname düzenlendiğinin anlaşılması üzerine …tarih ve E:…sayılı ara kararımızla, davacı vekilinden “davadan feragat yetkisini içeren vekaletnamenin” aslı veya harçlandırılmış bir örneğinin veyahut davacıdan maddi ve manevi tazminat isteminden feragat edildiğini bildiren bir dilekçenin, dilekçeyi imzalayanın davadan feragata yetkili olduğunu gösterir vekaletname ile birlikte dosyaya ibraz edilmesinin istenildiği, ara kararının davacı ve davacı vekiline ayrı ayrı tebliğ edilmiş olmasına rağmen feragat yetkisini içeren bir vekaletnamenin veya davacı tarafından bu istemlerden feragat edildiğini bildiren bir dilekçenin dosyaya sunulmaması ve yatırılması gereken nisbi karar harcının da yatırılmaması üzerine, Danıştay Beşinci Daire Başkanlığınca gönderilen ve nisbi karar harcındaki eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ihtarını da içeren 24/06/2020 tarihli ikinci yazının ise davacı vekiline 01/07/2020 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği, buna rağmen eksik nisbi karar harcının davacı vekili tarafından yatırılmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu tarafından meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlemlere karşı yargı mensupları tarafından açılan davalarda, davacıların adli yardım talepleri Dairemiz tarafından, “yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimselerin taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması” şartının herhangi bir bilgi veya belgeyle (örneğin fakirlik ilmuhaberi) desteklenmesi beklenmeksizin kabul edilmekteyse de bakılmakta olan bu davada davacı tarafından adli yardım talebinde bulunulmadığı da görülmüştür.
Bu durumda, eksik nisbi karar harcı ile açılan davada iki defa usulüne uygun şekilde tebliğ edilen eksik harç tamamlama yazısına rağmen eksiklik süresi içinde tamamlanmadığından, 2577 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 4. fıkrası uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

D) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların açığa alma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsili istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının uğradığı zararlara karşılık …TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 09/03/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Başkanlığımızın 27/02/2018 tarihli yazısı ile dosyanın işleme konabilmesi için …TL harç eksikliğinin giderilmesi istenmiş davacı tarafından gereğinin yapılmaması üzerine 24/06/2020 tarihli yazı ile istem yinelenmiş, anılan meblağın yatırılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği belirtişmiştir.
Davacı tarafından dosyanın işleme konabilmesi için ödenmesi gereken harç ödenmediğine göre başkanlık yazısında belirtilen yaptırımın gerçekleştirilmesi ve davanın tamamı yönünden açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğinden, “kısmen incelenmeksizin ret” yolunda verilen karara katılmıyorum.