Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/33333 E. 2015/6982 K. 24.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/33333
KARAR NO : 2015/6982
KARAR TARİHİ : 24.03.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi hissedarlar mahkemeye başvurusunda, diğer şikayet nedenlerinin yanında, satış ilanının tebliğ edilmediğini ileri sürerek 18.03.2014 tarihli taşınmaz ihalesinin feshini talep ettiği, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
1-Hissedarlar …, …, … yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Hissedarlar …, …’a gönderilen satış ilanı tebliğ işlemi incelendiğinde;
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. ve Tebligat Yönetmeliği’nin 18. maddeleri gereğince; vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur.
Hissedarlar … ve …, vekilleri aracılığıyla İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2011/760 E., 2012/47 K. sayılı dosyası ile önceki yapılan 17.01.2011 tarihli ihalenin feshi için şikayette bulundukları ve buna ilişkin kararın, satış kararından önce, dosya arasında bulunduğu görülmektedir. Bu durumda, yukarıda anılan maddeler gereğince, satış ilânının önceki ihaleye ilişkin ihalenin feshi davası açan hissedar … ve … vekiline tebliği gerekirken, asile tebliğ işlemi usulsüz olup, asile yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmaması da sonuca etkili değildir.
b)Hissedar …’e gönderilen satış ilanı tebliğ işlemi incelendiğinde;
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun “Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat” başlıklı 16. maddesinde ve Tebligat Yönetmeliği’nin 25. maddesinde; “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” düzenlemesi yer almaktadır. Mevcut düzenleme karşısında öncelikle kendisine tebliğ yapılacak şahsın adreste bulunmadığı tespit edilerek mazbataya yazılmalı, daha sonra aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine tebligat yapılmalıdır.
Somut olayda hissedar …’e gönderilen satış ilanı tebligatı incelendiğinde; “aynı adreste muhatap ile birlikte sakin … imzasına 22.02.2014 “şerhi ile tebliğ edildiği, muhatabın adreste bulunup bulunmadığının tespit edilmediği, bu haliyle satış ilanı tebliğ işleminin TK’nun 16 . maddesine aykırı olup usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.
İİK’nun 127. maddesi gereğince satış ilanının bir suretinin alakadarlara tebliği zorunludur. Satış ilanı tebliği zorunluluğunun yerine getirilmemesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. Taşınmazda pay sahibi olan kişiye satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmemesi ise, başlı başına ihalenin feshi nedenidir.
O halde mahkemece ihalesi yapılan taşınmazda hissedar olan şikayetçi … (Tebligat Kanunu’nun 16.maddesi, Tebligat Yönetmeliği’nin 25. maddesi) … ve …’a (Tebligat Kanunu’nun 11, Tebligat Yönetmeliği’nin 18. maddesi) yapılan satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle ihalenin feshi isteminin bu kişiler yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir.
2-Hissedar …, …, … yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
a-İhalenin feshi isteminin reddi yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre hissedar …, …, …’ün temyiz itirazlarının reddine,
b- İİK.nun 134/2.maddesi uyarınca ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi halinde mahkeme davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan mahkemece re’sen uygulanmalıdır. Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih ve 2004/1-433 esas sayılı kararında da benimsendiği üzere kamu düzenine aykırılıkta aleyhe bozma ilkesi nazara alınamayacağından, mahkemece ihalenin feshi istemi reddedilen davacı …, …, … aleyhine para cezasına hükmedilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm tesisi yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ : Şikayetçilerin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.