YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/29741
KARAR NO : 2015/27881
KARAR TARİHİ : 28.09.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dış…’ın davalı bankadan kullandığı konut kredisi taksitlerini ödememesi üzerine davalı bankanın talebi üzerine kefil olduğu gerekçesiyle 42.196,55TL ödeme yaptığını, bir süre sonra kredi sözleşmesinde imzası olmadığını öğrendiğini, kendisinden haksız olarak para alındığını ileri sürerek, fazlası saklı kalmak üzere 42.196,55TL’nin fer’ileriyle birlikte davalıdan istirdadını istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın konut kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, bu durumda taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu genel mahkeme sıfatıyla davaya bakılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, ikinci bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.