YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17567
KARAR NO : 2015/31351
KARAR TARİHİ : 11.12.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonolara dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun, yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takibe dayanak bononun taraflar arasındaki hisse devrine dair protokolün teminatı olarak verildiğini ileri sürerek takibin iptalini istediği, mahkemece, istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerekir (HGK’nun 14.03.2001 tarih ve 2001/12-233 E, 2001/257 K. sayılı ve yine HGK’nun 20.06.2001 T. ve 2001/12-496 sayılı kararları).
Taraflar arasında 12.01.2012 tarihli hisse devir protokolü bulunduğu hususunda bir ihtilaf yoktur.
Borçlunun itirazına dayanak yaptığı ve alacaklının da kabulünde olan 12.01.2012 tarihli protokolün incelenmesinde, alacaklının şirketteki hissesini borçluya sattığı, protokole göre bu hisse satışının %35’inin nakit olarak ödenmesine, %30 bedelinin ise toplam 350.000 USD olarak kabul edilip bununda Mayıs 2012 tarihinden itibaren sıralı olarak 18 eşit taksitli ciro edilemez senetler halinde ödeneceği belirtilmiş olup, protokolde takip dayanağı bonoya açık bir atıf yok ise de; Sözleşme içeriğindeki taraflar, miktar ve tanzim tarihi takibe konu bonolar ile aynı olup, bahse konu senetlerin taraflar arasındaki ilişkinin teminatı olarak verildiği, anılan maddelerde belirtildiği şekilde kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadini içermediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, taraflar arasında imzalanan hisse devir protokolünün, karşılıklı edimleri içermesi nedeniyle, alacağın tahsili ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden mahkemece, borca itirazın kabulü ile İİK’nun 169/a-5. maddesi gereğince takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile itirazın reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.