Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/18497 E. 2015/6129 K. 26.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18497
KARAR NO : 2015/6129
KARAR TARİHİ : 26.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, kendisine ait tarla üzerinde inşa ettiği iki katlı evin 1. katını gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalıya devretmeyi kararlaştırdıklarını, ancak yapının kaçak olup, ruhsatının da bulunmadığını, bu nedenle sözleşmenin ifa imkanı bulunmadığını ileri sürerek 28.4.2006 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin geçersizliğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dava, resmi şekilde yapılmış gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı bulunmadığından bahisle geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir. Davacı, sözleşmeye konu binanın ruhsatının bulunmadığı gerekçesi ile istemde bulunmuş, mahkemece taşınmazın ruhsatının bulunmadığı, kat irtifakının da kurulmasının bu nedenle mümkün olmadığı değerlendirilerek sözleşmenin geçersiz olduğuna dair tespit hükmü kurulmuştur. Türk Medeni Kanunu 706. maddesi gereği “Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmî şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır.” 2644 sayılı Tapu Kanununun 26. maddesi taşınmaz satışları için tapu sicil muhafız ya da memurlarını yetkili kılmışken, 1512 sayılı Noterlik Kanununun 60/3 ve 89. maddeleri taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin noterlerce düzenleme şeklinde yapılacağı kuralını getirmiştir. Somut uyuşmazlıkta sözleşmenin şekil şartını haiz olduğu sabittir. Taşınmazın yapı veya iskan ruhsatının bulunmaması dava tarihi itibari ile ifasını imkansız kılacak mahiyette olmadığı gibi, usulüne uygun şekilde tanzim edilmiş sözleşmenin geçersizliği sonucunu da doğurmaz. Bu halde mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.