Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2014/11257 E. 2015/1307 K. 19.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11257
KARAR NO : 2015/1307
KARAR TARİHİ : 19.02.2015

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kullanım kadastrosu sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 144 ada 27, 32, 34, 35, 36 parsel sayılı taşınmazlar, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı, davalılar … ve arkadaşlarının kullanımında olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile … adına tespit edilmiştir. Davacılar …. ve arkadaşları, dava konusu taşınmazlarda dahil olmak üzere çok sayıda taşınmazın kullanıcıları olduklarının öne sürerek Kadastro Mahkemesinin 2013/57 Esasına kayıtlı dosyası ile dava açmışlardır. … ve arkadaşları çekişmeli taşınmazları kullanıcı olarak beyanlar hanesinde adı geçenlerden Noter senedi ile devraldıklarını öne sürerek davaya katılmışlardır. Yargılama sırasında çekişmeli taşınmazlar hakkındaki davanın tefrik edilerek şimdiki 2014/8 Esasına kaydolunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda Kadastro Mahkemesinin görevsizliğine, kararın kesinleşmesini müteakip dosyanının görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, müdahiller vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece müdahil davacıların taşınmazların kullanım hakkını kadastro tespitinden sonra satın aldıklarını, tespitten sonra doğan haklara ilişkin davalara bakma görevinin genel mahkemelere ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Asıl davada taşınmazların maliki olarak adına tespit yapılan … davalı sıfatıyla taraf olduğu halde tefrik edilen ve temyize konu eldeki davada …nin taraf gösterilmeyerek diğer bir anlatımla kamu düzeninden olan taraf koşulu sağlanmaksızın karar verilmesinde isabet bulunmadığı gibi kabule göre de tarafları iddia ve savunmalarının asıl dosya sonucuna göre belirleneceğinden davanın asıl dosya üzerinden yürütülerek öncelikle asıl davanın sonucuna göre görevsizlik kararının verilip verilmeyeceğinin düşünülmesi gerekirken davanın tefrik edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması dahi isabetsiz olup katılan davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 19.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.