Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/22630 E. 2015/31455 K. 14.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22630
KARAR NO : 2015/31455
KARAR TARİHİ : 14.12.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız takibe karşı borçlu, ödem emrine ilişkin tebligatın açık mavi renkte olması gerektiğini ve dolayısıyla usulsüz yapıldığını ileri sürerek, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 09/10/2014 olarak düzeltilmesi talep etmiş, mahkemece şikayetin reddine karar verilmiştir.
Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesinde; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır, ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79. maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir” hükmü yer almaktadır. Bu yönetmeliğe göre 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna ve 21/2.maddesine göre tebligat yapılmasına dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunludur. Yani, tebligatı çıkaran merci tarafından, tebliğ evrakı üzerine yukarıda belirtilen şerh verilmeden dağıtıcı tarafından doğrudan Tebligat Kanunu’nun 2l/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamaz.
Somut olayda, borçlu … adına ödeme emrinin ilk olarak, aynı zamanda mernis adresi de olan takip talebinde gösterilen adresine tebliğe çıkarıldığı, bu tebligatın, muhatabın taşınmış olması nedeniyle 12.09.2014 tarihinde bila tebliğ iade edilmesi üzerine, “mernis adresi” ibaresiyle aynı adrese yeniden tebligat çıkarıldığı ve posta memuru tarafından T.K.’nun 21/2. maddesine göre 01.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği, tebliği çıkaran merci tarafından, “bu adresin, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğu için tebligatın TK.’nun 21/2.maddesine göre tebliğ edilmesi gerektiğine” ilişkin bir şerhin tebliğ evrakı üzerine verilmediği, dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmıştır.
O halde mahkemece, şikayetin kabulü ile Tebligat Kanunu’nun 32.maddesi gereğince tebliğ tarihinin beyan edilen öğrenme tarihine göre düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.