Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/9553 E. 2015/8600 K. 17.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9553
KARAR NO : 2015/8600
KARAR TARİHİ : 17.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı; annesi olan davadışı … davalı bankadan konut ve tüketici kredileri kullandığını, kredinin kullanımı esnasında annesinden sözleşme ve yasal mevzuata aykırı olarak değişik isimler altında ve çeşitli miktarlarda kesintiler yapıldığını ileri sürerek yapılan kesintilerin faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak 2,041,50 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içine bulunan ve davaya dayanak teşkil eden 08.10.2010 ve 27.05.2011 tarihli sözleşmelerin incelenmesinde, sözleşmelerin davalı banka ile davacının annesi olan dava dışı . .. arasında imzalandığı ve davaya konu masrafların ve kesintilerinde kredilerin kullanımı esnasında .. . tahsil edildiği anlaşılmakta olup, esasen bu husus dava dilekçesinde de açıkça belirtilmiş bulunmaktadır. Dava ise dava dışı . .. verdiği vekaletnameye istinaden bizzat davacı tarafından açılmıştır. Hemen belirtmek gerekirki, davaya konu işlemler ve kredi kullanımı dava dışı .. … tarafından gerçekleştirilmiş olup, davanın bu nedenle bizzat … … tarafından açılması zorunludur. Her ne kadar, … .. dava açma yetkisinide içerir şekilde davacıyı vekil tayin etmiş ise de, verilen vekaletname davacıya bizzat kendi adına dava açma yetkisi vermez. Sözleşmelerde taraf olmayan davacının bu sözleşmelere dayanarak hak talebinde bulunması olanaklı olmayıp, husumete ilişkin bu husus dava şartı olduğundan mahkemece res’en nazara alınması zorunludur. Değinilen bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, davacının aktif husumet ehliyetine sahip olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 17.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.