Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/12913 E. 2015/8804 K. 19.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12913
KARAR NO : 2015/8804
KARAR TARİHİ : 19.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 24/04/2012 tarihinde eşinin sevk ve idaresindeki 2008 model .. . marka araçta yolculuk yaparken meydana gelen kazada şoför ve yolcu hava yastıklarının açılmadığını, bu nedenle yüzünde sabit iz kalacak şekilde yaralandığını, aracın ayıplı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 50.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, hava yastığı sisteminde üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunmadığını, darbe yönü ve şiddetine göre hava yastıklarının açılması için gereken negatif ivmenin oluşmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 7.500,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davalıdan satın alınan aracın hava yastıklarının kaza esnasında açılmaması nedeniyle yüzünde sabit iz kalacak şekilde yaralanan davacının manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. 22.6.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, manevi tazminat tutarını etkileyen özel hal ve şartlar belirtilmiş olup, hakim manevi tazminat miktarını belirlerken Türk Medeni Kanunu’ nun 4.maddesi gereğince hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalmalı, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesini, olayın vehametini, davalıların kusurunu, istek sahibinin toplumdaki yerini, kişiliğini, hassasiyet derecesini gözetmelidir. Takdir edilecek manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı, ne var ki mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması amaç edinilmediğinden zenginleşme aracı da olmamalıdır. Dava konusu olayın gelişimi ve yukarıda belirtilen ilkeler gözetildiğinde, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunun kabulü gerekir. O halde yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda takdir edilecek makul bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 384,25 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, 19.3.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.