YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/27738
KARAR NO : 2015/32063
KARAR TARİHİ : 05.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, murisinin dava dışı kooperatife olan borcunu kefaleten davalının ödediğinden bahisle rücuen tahsili için hakkında takip yaptığını, takibe borçluluk sıfatı bulunmadığı gerekçesi ile itiraz ettiğini, itirazın iptali davasında 9.6.2010 tarihinde kısmen kabule karar verildiğini, kararın 18.4.2011 tarihinde kesinleştiğini, sözkonusu takipte % 40 oranda faiz işletildiğini, bu faizin fahiş olduğunu, adi kefalette faizin yasal faiz olması gerektiğini bildirerek, takipte alacağa yasal faiz işletilmesine ve 5000 TL borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, kesin hüküm itirazında bulunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takipte yasal faiz işletilmesi gerektiği belirtilerek 3.554,56 TL borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının kendisi hakkında yaptığı icra takibinde alacağının yıllık % 40 faizi ile tahsilini talep etmiş, davacı taraf takibe itirazında faiz oranına itiraz etmeyerek, mirası reddettiğinden bahisle borçluluk sıfatının bulunmadığını belirterek itiraz etmiştir.İtirazın iptaline ilişkin davada mahkemenin 9.6.2010 tarihli kararında, 5.530,81 TL asıl alacak ile 16,59 TL işlemiş faiz alacağı yönünden itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm 18.4.2011 tarihinde kesinleşmiştir.Davacı taraf itirazın iptali davasında kesinleşen faiz oranının fahiş olduğundan bahisle eldeki davayı açmıştır.HMK.nun 303. maddesi gereğince kesin hükmün varlığı için tarafların, dava sebebinin ve müddeabihin aynı olması gerekir.Davacı tarafça itirazın iptali davasında kesinleşen faiz oranının fahişliği nedeniyle açılan menfi tesbit davasında, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 61,00 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.