YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21149
KARAR NO : 2015/31523
KARAR TARİHİ : 14.12.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi …tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de ;
Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 7 numaralı ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçlunun icra mahkemesine usulsüz tebligat şikayetinde bulunduğu, mahkemece; tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Ödeme emrinin borçluya, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1.maddesine göre tebliğ edildiği görülmüştür.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat yapılabilmesi için muhatabın tebligat çıkarılan adreste ikamet etmekle birlikte, geçici olarak adreste bulunmadığının ve nedeninin, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin tespiti ile bu tespitin tebliğ evrakına yazılması ve tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir (Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.30/1).
Burada Yönetmeliğin 30. maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını “tahkik etme” görevini yüklemiştir. Buna göre tebliğ memuru tahkik etmekle kalmayıp, bunu tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu şekilde yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı, hakim tarafından denetlenebilir.
Somut olayda, borçluya yapılan ödeme emri tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasının incelenmesinde; “Muhatabın adresinin kapalı olduğu yönetici Nalan Şimşek’ten soruldu nerede olduğunu bilmediği sözlü beyanından anlaşıldığından tebliğ evrakı TK 21. maddesi gereğince Yalı mahallesi muhtarına teslim edilmiş olup 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırıldı ve yönetici Nalan Şimşek’e haber verildi beyan veren yönetici isimden ve imzadan imtina etti” şerhi ile 05.02.2015 tarihinde tebliğ edildiği belirlenmiştir.
Buna göre tebliğ memurunca muhatabın adreste bulunmama sebebi, adresten geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığı, tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceği, dönecekse ne zaman döneceği ve dolayısıyla 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat yapılması koşullarının bulunup bulunmadığı tespit edilmeden, anılan maddeye göre yapılan tebligat, bu madde hükmüne ve Yönetmeliğin 30. maddesi hükümlerine aykırı olmakla, usulsüzdür.
O halde mahkemece, borçlunun ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin şikayetinin kabulü ile tebliğ tarihinin 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine ve buna göre süresinde olan ödeme emrine yönelik şikayetin incelenerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.