Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2016/3159 E. 2016/6709 K. 07.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3159
KARAR NO : 2016/6709
KARAR TARİHİ : 07.03.2016

Y A R G I T A Y İ L A M I

MAHKEMESİ : 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, ek ödeme alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davanın görevsizlik yönünden reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin …..de teknisyen kadrosunda çalıştığını, 2009 yılında Erzincan Adliyesi’ne atamasının yapıldığını, ancak kamu personeline yapılan ek ödeme ve denge tazminatının ödenmediğini belirterek maaş nakil ilmuhaberinin yeniden düzenlenmesini, nakil tarihine kadar ödenmesi gereken ek ödeme ve denge tazminatının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Mahkemece, davaya bakmakla idari yargı birimlerinin görevli olduğu belirtilerek dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından 08.12.2015 harç tarihli dilekçe ile temyiz edilmiştir. Mahkemece 09.12.2015 tarihli ek kararla, tefhim tarihinden itibaren süresi içinde temyiz talebinde bulunulmadığı gerekçesi ile temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Ek karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 321. maddesinin 2. fıkrasında, “Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu sebeplerle basit yargılamada 6100 sayılı Kanun’un 297/2. maddesindeki unsurları taşıyan hükmün, 6100 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca gerekçeli olarak açıklanması zorunludur.
6100 sayılı Kanun’un 321. maddesindeki “hükme ilişkin tüm hususlar”dan kastedilen 6100 sayılı Kanun’un 297. maddesindeki unsurlardır. Kısa kararın anılan kanuni düzenlemedeki unsurları taşımaması durumunda gerekçeli karar tebliğ edildiğinde taraflar gerekçeli temyiz dilekçesi ile temyiz haklarını kullanabileceklerdir.
Dosya içeriğine göre, mahkemece tefhim tarihinden itibaren kanuni süre içerisinde temyiz talebinde bulunulmadığı gerekçesi ile temyiz isteğinin reddine karar verilmiştir. Ancak yukarıda açıklanan kanuni düzenlemeler gereği, hükmün gerekçesi ile birlikte açıklanması zorunlu olup, tefhim edilen kısa kararda gerekçe bulunmadığından temyiz süresi gerekçeli kararın tebliği ile başlayacaktır. Gerekçeli karar davacı vekiline 02.12.2015 tarihinde tebliğ edilmiş olup 08.12.2015 tarihinde yapılan temyiz isteği süresindedir. Açıklanan gerekçe ile yerinde olmayan EK KARARIN BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA karar verildi. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.