YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15638
KARAR NO : 2015/3398
KARAR TARİHİ : 07.04.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu … Köyü çalışma alanında bulunan 129 ada 17 parsel sayılı 67,64 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın bir kısmının kendisine ait olduğu ve kadastro sırasında davalı parsel içinde kaldığı iddiasıyla tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilaf, ortak sınırın tespitine yöneliktir. Mahkemece, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı tarafa keşif sonrası sunulan bilirkişi raporları tebliğ edilmediği gibi davacı vekili, 07.10.2013 tarihli dilekçesinde isimlerini de belirtmek suretiyle tanık deliline dayandığı halde; mahkemece, bildirilen tanıklardan … dinlenilmemiştir. Diğer taraftan alınan yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişki de yöntemince giderilmemiştir. Hal böyle olunca sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, yöreyi iyi bilen yaşlı, yansız yerel bilirkişi ve tarafların gösterecekleri tanıklar ile önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklara da keşif öncesi davetiye tebliğ edilmek suretiyle taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taraflar arasındaki ortak sınırın neresi olduğu hususlarında maddi olaylara dayalı somut bilgiler alınmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde bu çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, özellikle yerel bilirkişi ve tanıkların ortak sınırlara ilişkin beyanlarında bahsettiği sınır yerleri teknik bilirkişiye ayrı ayrı ve açıkça işaretlettirilmeli, teknik bilirkişiden keşfi denetlemeye olanak veren, ayrıntılı rapor alınmalı, bilirkişi raporları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 280. maddesinin emredici hükmü karşısında taraflara tebliğ edilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.