YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/34766
KARAR NO : 2015/32317
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 12/02/2015 tarih ve 2013/142-2015/39 sayılı hükmün Dairenin 25/06/2015 tarih ve 2015/20337-2015/21992 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, …nde hak sahibi bulunduğu … adresindeki taşınmazı ile ilgili … analiz nolu kıymet takdir raporu ile 72 m2 konut, müştemilatı ile ağaçlarının bedelinin 9.707,78 TL olarak tespit edildiğini, 29/08/2006 tarihli Tapu Tahsis Belgeli Tesis Sözleşmesi yapılarak, 100 m2 konut verilmesi karşılığında 400 m2 tapu tahsis hakkının davalıya devredildiğini, ayrıca verilmesi taahhüt edilen 100 m2 konutun değeri ile 2981 sayılı Yasadan kaynaklanan tapu tahsis hakkının değeri arasındaki 30.000,00 TL farktan da değerinin %10’una tekabül eden 1.203,43 TL enkaz bedelinin düşülmesi suretiyle kalan borcun 72 taksitte davalı belediyeye ödenmesinin taahhüt edildiğini, projenin iptal edilmesi nedeniyle sözleşmenin ifa olanağının kendisi açısından faydası kalmadığını, projenin iptal edilmesi nedeni ile müspet zararı olduğunu ileri sürerek, ifa yerine geçen (müspet) zararın belirlenmesi suretiyle şimdilik 30.000,00 TL zararın davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın idari hizmet kusurundan kaynaklandığı gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek idari yargının görevli olduğuna karar verilmiş; hükmün davacı tarafından temyizi sonucu Dairemizin 25.06.2015 tarih ve 2015/20337 Esas, 2015/21992 Karar sayılı ilamı ile onanmış, bu kez davacı tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Davacı, davalı idare ile imzaladığı tapu tahsis belgeli tesis sözleşmesi gereği projenin iptal edilmesi nedeniyle sözleşmenin ifa olanağının kendisi açısından faydası kalmadığını, projenin iptal edilmesi nedeni ile müspet zararı olduğunu ileri sürerek, uğradığı zararın tahsili için eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasında düzenlenen 29.08.2006 tarihli sözleşme özel hukuk hükümlerine tabi bir sözleşmedir. Sözleşmenin, tarafların özgür iradesi ile düzenlendiği, davacının özel hukuk hükümlerine tabi bu sözleşme uyarınca kişisel hakka dayanarak talepte bulunduğu, bu nedenle uyuşmazlıkta idari yargı değil, adli yargı mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır.(HGK’nun 10.06.2015 tarih ve 2014/13-2459 Esas, 2015/1521 Karar sayılı ilamı)Bu nedenle mahkemece, işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi zorunludur. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı edip yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Kararın bu gerekçe ile bozulması gerekirken, zühulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olmakla, davacının bu husustaki maddi hatanın giderilmesine dair karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin “onama” ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme talebinin kabulüne ve Dairemizin 25.06.2015 tarih ve 2015/20337 Esas 2015/21992 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 85,30 TL harcın istek halinde iadesine, 09/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.