Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/31958 E. 2015/6789 K. 23.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/31958
KARAR NO : 2015/6789
KARAR TARİHİ : 23.03.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklının, genel haciz yoluyla başlattığı ilamsız icra takibinde, borçlunun, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesi talebi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
Borçlunun kendisine gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürmesi, İİK’nun 16. maddesi anlamında bir “şikayet” olup, aynı maddenin 1. fıkrası gereğince borçlunun bu şikayetini, işlemi öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede icra mahkemesine yapması gerekir. Hukuk Genel Kurulu’nun 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 Esas-1991/344 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, seçilen takip şekline göre, borçlunun, icra dairesine itiraz etmesinden ayrı olarak yedi günlük şikayet süresi içinde tebliğ tarihinin düzeltilmesi için icra mahkemesine başvurması zorunludur.
Öte yandan, İİK’nun 103. maddesine göre, “… haciz sırasında borçlu veya alacaklı adına Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebellüğe yetkili kimse bulunduğu takdirde haciz tutanağının bir örneği bulunan şahsa verilir. Borçluya veya alacaklıya ayrıca haber verilmez.”
Somut olayda, borçlu her nekadar şikayete konu tebliğ işleminden 23.01.2014 tarihinde haberdar olduğunu ileri sürmüş ise de; 19.8.2010 tarihli Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü’nün 2010/3591 Talimat sayılı dosyasında yapılan fiili haciz sırasında, İİK’nun 103. maddesi yerine kaim olmak üzere haciz tutanağından bir suretin yediemin olarak tayin edilen borçlunun annesine bırakıldığı görülmektedir.
Bu durumda, mahkemenin tebliğ işleminin usulsüz olduğuna ilişkin tespiti yerinde olmakla birlikte, haciz mahallinin borçlunun ödeme emrindeki adresi olduğu ve borçlunun şikayet dilekçesinde buranın borçlunun adresi olmadığına ilişkin bir iddiasının da bulunmadığı anlaşıldığından, İİK’nun 103. maddesi gereğince 19.8.2010 tarihli haciz sırasında Tebligat Kanunu’nun 16. maddesi gereğince borçlu adına tebellüğe yetkili annesine verilen haciz tutanağı ile borçlu, hakkında yapılan takipten haberdar olmuştur.

O halde mahkemece, öğrenme tarihine göre İİK’nun 16/1. maddesinde öngörülen yedi günlük süreden sonra 29.01.2014 tarihinde yapılan şikayetin süre aşımından reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.