YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/32118
KARAR NO : 2015/7091
KARAR TARİHİ : 24.03.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Takip dayanağı çek, … Turizm Nakliyat Ltd.Şti. tarafından lehdar …’a keşide edilmiş olup, ciro sıralamasının incelenmesinde, adı geçen lehdarın cirosu ile muteriz borçlu …’e ve onun cirosu ile önce …. sonra tekrar lehdara geçtiği, sonrasında … ciro edildikten sonra muhatap bankaya ibraz edildiği, karşılığının çıkmaması üzerine lehdar tarafından takibe konulduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan ciro sıralamasına göre; borçlu …’e karşı müracaat sorumlusu durumunda olan alacaklının çeki geriye ciro yoluyla alması ve başkalarına ciro etmesi mümkün ise de, bu şekilde çeki ciro yolu ile devraldıktan sonra kendisinin sorumlu olduğu kimselere müracaat borçlusu olarak başvurması mümkün değildir. Zira, geriye ciro yoluyla çeki devralan ciranta, çeki devretmeden önceki durumuna döner ve bu şekilde kimlere başvurma hakkı varsa ancak onlara karşı takip yapma imkanına kavuşur.
O halde, mahkemece, muteriz borçlu … hakkındaki takibin İİK’nun 170/a maddesi gereğince re’sen iptaline karar verilmesi gerekirken; imza itirazının kabulü ile borçlu … aleyhine başlatılan takibin durdurulmasına karar verilmesi belirtilen nedenle doğru bulunmamış ise de; inceleme konusu karar alacaklı tarafından temyiz edildiğinden aleyhe bozma yasağı ilkesi gereğince bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak, mahkemece, öncelikle alacaklının, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip hakkının bulunmaması nedeniyle İİK’nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerektiğinden ve bu maddede tazminata ve para cezasına ilişkin düzenleme öngörülmediğinden alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm kısmının tazminat ve para cezası ile ilgili 2. ve 3. fıkralarının karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.