Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2014/6784 E. 2015/2816 K. 25.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6784
KARAR NO : 2015/2816
KARAR TARİHİ : 25.05.2015

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-birleşen davalı-k.davacı vekili Avukat … ile davalı-birleşen davacı-k.davalı vekili Avukat …. geldi. Temlik alan davacılar vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik iş bedelinin tahsili, birleşen dava bakiye iş bedeli alacağının tahsili, birleşen davada açılan karşı dava taraflar arasında yapıldığı iddia olunan 10.04.2000 tarihli sözleşmenin iptali istemlerine ilişkin olup, mahkemece asıl dava ile birleşen davanın kısmen kabulüne, birleşen davada açılan karşı davanın ise reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Asıl olan yargılamanın sonlandırıldığı duruşmada tutanağa yazdırılıp taraflara tefhim edilen kısa karardır. Sonradan yazılan gerekçeli kararın kısa karara uygun olması zorunludur. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı ilâmında kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde başka bir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın sadece bu nedenle bozulması gerektiği kabul edilmiştir.
Somut olayda 26.03.2014 tarihli kısa kararda asıl dava bakımından davanın 88.646,00 TL’lik bölümünün kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği halde gerekçeli kararda asıl dava bakımından davanın kısmen kabulü ile; 88.646,00 TL’nin
11.08.2004 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak, davacı kooperatife verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek asıl davada hükmedilen miktara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur.
Bu durumda anılan İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yerel mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre karar verebilmesini teminen hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, bozma sebebine sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 1.100,00’er TL duruşma vekillik ücretinin davacı ile davalı şirketten alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-birleşen davada davalı-k.davacıya, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-birleşen davada davacı-k.davalıya şirkete geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 25.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.