YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3174
KARAR NO : 2015/5342
KARAR TARİHİ : 02.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın, davalıların işleteni-sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın sebebiyet verdiği kazada hasarlandığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile hasar bedeli, değer kaybı ve aracı kullanmaktan yoksun kaldığı günler için toplam 8.000,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin kusurlu olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı… vekili, kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu bulunduklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 1.780,62 TL’nin davalı …’den olay tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden dava tarihinden itibaren yasal faiz ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketi kazaya neden olan aracın trafik sigortacısıdır. 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları’nın
B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Somut uyuşmazlıkta, davalı sigorta şirketine kazanın 09.03.2011 tarihinde ihbar edildiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin 22.03.2011 tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması doğru değil, bozma sebebi ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendindeki “dava tarihinden” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “22.03.2011 tarihinden” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 2.4.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.