Yargıtay Kararı 22. Ceza Dairesi 2015/2538 E. 2015/1390 K. 01.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2538
KARAR NO : 2015/1390
KARAR TARİHİ : 01.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
1-)Sanığın tüm aşamalarda atılı suçu inkar etmesi, mağdurun olaya ilişkin görgüye dayalı bilgisinin bulunmaması sanığın hırsızlığın yapıldığı yerden yaklaşık 600 metre mesafede iki sokak ötede polisler tarafından yürüdüğü sırada görülerek yakalanması ve 28.03.2009 tarihli ”olay yakalama ve zapt etme tutanağı” içeriğine göre sanığın diğer sanığın hırsızlık eylemine ne şekilde katıldığına ilişkin her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu kararda açıklanıp gösterilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-)Hırsızlık suçunun, geceleyin işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu kararda açıklanıp gösterilmeden cezanın TCK’nın 143. maddesi ile arttırılması,
Sanık … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükmün temyiz incelenmesine gelince;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a)Suç tarihinde güneşin 18:37’de batıp gecenin 19:37’de başlaması, müştekinin evden 18:00 sıralarında çıkıp olay anında evde bulunmaması ve sanıkların 20:15 sıralarında polislerce görülüp yakalandıklarının anlaşılması karşısında; eylemin gece sayılan zaman dilimi içinde işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu kararda açıklanıp gösterilmeden sanık hakkında TCK’nın 143 ve 116/4. maddeleri ile uygulama yapılması,
b) Suç tarihi itibariyle TCK’nın 116/1-4. maddesinde yazılı konut dokunulmazlığını ihlal suçunun uzlaşma kapsamında olduğu düşünülmeyerek CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde yazılı usule göre müşteki ve sanığa uzlaşmayı kabul edip etmediği sorulmadan hüküm kurulması,
c) TCK’nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun, sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kabule görede;
İştirak halinde işlenen suçlarda, yargılama giderinin sanıkların sebebiyet verdikleri miktarlara göre payları oranında hükmedilmesi gerekirken “sanıklardan müştereken tahsiline” karar verilmek suretiyle CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, Sanık … müdafii, sanık …’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 01.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.