YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/38833
KARAR NO : 2015/32399
KARAR TARİHİ : 10.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil … ile davalı … vekili avukat …, diğer davalı … vekili avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı …’in murisinden intikal eden paranın …’tan diğer davalı mirasçı tarafından usulsüz çekilmesi nedeniyle, davalı …’in avukatı olarak diğer davalı ve dava dışı banka aleyhine … Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2001/479 esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığını, bu davanın açılmasından sonra davalıların kendi aralarında miras taksim mukavelesi yaptıklarını ve davalı … vekili tarafından mahkemeye verilen dilekçe ile dava konusu miktarın tamamının miras taksim yoluyla alındığının belirtildiğini, bunun üzerine davanın davalı … yönünden sulh nedeniyle, banka yönünden ise esastan reddine karar verildiğini, kararın temyiz aşamasında davalı … tarafından yeni vekil atanmak suretiyle kendisinin vekilliğine son verildiğini, vekalet ücretinin ise ödenmediğini ileri sürerek, Avukatlık Kanunu’nun 164. 165. maddeleri gereğince, %20 oran üzerinden 150.000,00 TL ve karşı taraf vekalet ücreti olarak da 33.623,33 TL ücret alacağından, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100.000 TL’lik kısmının, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, “davanın kısmen kabulüne” ilişkin verilen ilk hüküm, davalıların temyizi üzerine Dairemizce, sair temyiz itirazları reddedilerek, “sözleşmeden doğan vekalet ücreti yönünden, sözleşmenin kurulduğu tarihte geçerli olan Avukatlık Kanunu hükümlerine göre, …. Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2001/479 esas sayılı davanın dava tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücretinin belirlenmesi gerektiğinden bahisle” bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 1.557,32 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı avukat tarafından açılan sözleşmeden doğan ve karşı taraf vekalet ücreti alacaklarının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece vekalet ücreti talebine konu olan …. Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2001/479 esas 2008/108 karar sayılı dava dosyası nedeniyle gerek akdi, gerekse karşı taraf vekalet ücreti, davanın açıldığı tarihte geçerli olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenerek toplam 1.557,32 TL üzerinden hüküm kurulmuştur. Oysa ki Avukatlık Kanunu’nun 168/son maddesi gereğince, karşı taraf vekalet ücretinde hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan tarife hükümlerinin esas alınması gereklidir. Nitekim bozmadan önceki hükümde mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, davacının talep edebileceği her iki tür vekalet ücreti, … Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2001/479 esas ve 2008/108 karar sayılı dava sonunda hükmün verildiği tarihte geçerli olan tarifeye göre belirlenmiş olup, bozma ilamında ise, davalıların sair temyiz itirazları reddedilerek, sözleşmeden doğan vekalet ücreti alacağı konusunda, sözleşmenin kurulduğu, davanın açıldığı tarihte geçerli olan tarife hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilmiştir. O halde mahkemece, davacının sözleşmeden doğan (akdi) vekalet ücreti alacağı yönünden 778,66 TL’nin, karşı taraf vekalet ücreti alacağı nedeniyle de 33.623,26 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, açıklanan husus göz ardı edilerek, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasa aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 10/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.