YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24350
KARAR NO : 2015/24255
KARAR TARİHİ : 01.09.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı banka şubesinden sabit faizli konut kredisi kullandığını, banka tarafından komisyon, istihbarat, haberleşme ücreti, vergi, yapılandırma masrafı v.s adlar altında miktarı net olarak belli olmamakla birlikte toplam 1.700,00 TL civarında para tahsil edildiğini, düşen konut kredisi faizlerinden yararlanmak adına 2010 ve 2012 yıllarında bankaya başvurduğunu ve kullanmış olduğu konut kredisini yeni faiz oranlarıyla yapılandırdığını, yapılandırma nedeni ile banka tarafından 2010 yılında 1.189,00 TL, 2012 yılında 1.240,00 TL yapılandırma bedeli alındığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 3.000,00 TL ‘nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 22.09.2014 tarihli dilekçe ile talebini ıslah ederek 4,884 TL ne çıkarmıştır.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir
2- Davacı eldeki dava ile, kendisinden haksız yere tahsil edilen toplam 3.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 22.09,2014 tarihli dilekçe ile talebini ıslah ederek 4.884 TL ne çıkarmıştır. Mahkemece hükmedilen alacak miktarına dava tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır. 6098 sayılı B.K.’nun 117.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının, davalıyı, dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarı söz konusu olmadığı halde, mahkemece hükmedilen alacak miktarına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Öyle olunca, Mahkemece, hükmedilen alacağın dava dilekçesinde talep edilen 3.000 TL.sine dava, ıslah edilen 1.884 TL.sine ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yemden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ : Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle gerekçeli kararın hüküm fıkrasının birinci bendinin tümüyle hükümden çıkartılarak yerine “ Davanın KABULÜNE, 4.8843.TL alacağın 3.000 TL sinin dava, 1.884 TL sinin ıslah tarihi olan 22.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 1.9.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.