Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/14651 E. 2015/19787 K. 15.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14651
KARAR NO : 2015/19787
KARAR TARİHİ : 15.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; Davalı bankanın şubesine Bilgi Edinme ve Avukatlık Kanunu kapsamında sundukları dilekçe ile, müvekkilinin davalı bankadan kullanmış olduğu krediler nedeni ile bankaya ödemiş olduğu dosya masraflarının nelerden ibaret olduğu, mahiyeti ve miktarının sorulduğunu, ancak davalı bankaca taleplerine olumlu yanıt verilmediğini, kesilen miktarın müvekkili tarafından bilinmediği için görev sınırı açısından miktarın belirli olmasının önemli olduğunu, bu durumda müvekkilinin hakkını aramasının imkansız hale geldiğini belirterek, haklı olan davalarının kabulüne ve muarazanın men’ine karar verilmesini istemiş, 16.05.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle kendisinden kesilen masrafların öğrenilmesi talebini ıslah ederek iki adet ihtiyaç kredisi ve banka hesabı nedeniyle anapara, faiz ve sigorta bedelleri dışında çeşitle adlar altında kesilen tüm masrafların istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yerolmadığına, davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili;eldeki dava ile müvekkilinin davalı bankadan kredi kullandığını,kendisinden haksız yere kesinti yapıldığını,kesintilere ilişkin belgelerin verilmesi istemiyle davacı vekili olarak davalı bankaya müracaat ettiğini,ancak bankanın bilgi vermediğini ileri sürerek davalı bankanın bilgi vermesinin sağlanması istemiyle eldeki davayı açmış, bilahare ıslah dilekçesiyle davasını tamamen ıslah ederek banka tarafından kredi kullanımı esnasında yapılan kesintilerin mahkemece tespit edilerek tahsilini istemiş bulunmakla dava, muarazanın giderilmesi davası olmaktan çıkarak belirsiz alacak davası haline dönüşmüştür. Eldeki davada mahkemece davanın konusunun kalmadığından bahisle karar verilmesine yerolmadığına şeklinde karar verilmiş ve karar sadece davalı tarafından temyiz edilmiştir. Hal böyle olunca, niteliği itibariyle belirsiz alacak davasına dönüşen davada dava açılmasına sebebiyet vermeyen davalı kendisini yargılama sırasında vekille temsil ettirdiğinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Buna göre karar tarihi itibariyle davalı lehine 750,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının gerekçeli kararın hüküm fıkrasında yer alan yer alan “Davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ” cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine “Yargılama sırasında davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.