YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19864
KARAR NO : 2015/31885
KARAR TARİHİ : 15.12.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi icra mahkemesine başvurusunda;…İcra Müdürlüğü’nün 2004/1592 Esas sayılı icra takip dosyası ile aleyhine yapılan genel haciz yoluyla takipte; borcun tamamını icra dairesine ödeyerek kapattığını, dosyanın 2012/16402 Esas numarasını alarak yenilendiğini, ödediği borcun yeniden tahsil edilmek istendiğini belirterek malvarlığı üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına, fazladan tahsil edilen paraların iadesine karar verilmesini talep ettiği, mahkemece; 18/12/2014 tarihli 1. celsede şikayet eden tarafın hazır bulunmaması, herhangi bir mazeret bildirmemesi ve karşı tarafın dosyayı takip etmeyeceğini belirtmesi üzerine dosyanın işlemden kaldırılmasına ve 21/04/2015 tarihli evrak üzerinden verilen karar ile HMK’nun 150/5 maddesi ve fıkrası uyarınca davanın açılmamış sayılmasına ilişkin hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.
Şikayetçi borçlunun icra mahkemesine başvurusu İİK’nun 16.maddesi kapsamında şikayet olup, HMK anlamında dava niteliği taşımaz. Şikayette yargılama usulü İİK’nun 18.maddesindeki hükümlere tâbidir.
İİK’nun 18. maddesinin 3. fıkrası; “Aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir” hükmünü içermektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, İcra ve İflas Kanunu’nda bir hüküm olmayan hallerde ancak, İcra ve İflas Kanunu’nda açıkça gönderme olması (İİK 50, 68/a4 vb.) veya bu Kanun’un özel veya genel hükümlerine aykırı olmaması halinde uygulanabilir.
Şikayetçi borçlunun geçerli bir mazeret bildirmemiş ve duruşmaya gelmemiş olması, HMK’nun 150/1.maddesine göre dosyanın işlemden kaldırılmasını ve sonuçta aynı maddenin 6. fıkrası uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini gerektirmez.
O halde mahkemece, İİK’nun 18/3.maddesine göre, taraflar gelmeseler bile inceleme yapılıp şikayetin sonuçlandırılması gerekirken, olayda uygulama yeri olmayan gerekçe ile HMK’nun 150. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.