Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4333 E. 2015/11493 K. 03.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4333
KARAR NO : 2015/11493
KARAR TARİHİ : 03.11.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/11/2013 tarih ve 2013/334-2013/658 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/11/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, … tarafından, … Elektrik Müessesesi ve … aleyhine … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/240 E. sayılı dosyası ile davalı … personellerinden …’in 22.06.2003 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasında vefatı nedeniyle kurumca yapılan ödemenin rücuen tazmini amacıyla açılan davanın sonuçlanarak kesinleştiğini ve aynı konuda Kurumca davalı …’ın kusur oranının %50’den %65’e yükselmiş olması nedeniyle …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/98 E. sayılı dosyası ile ek dava açıldığını, ancak bu ek davada müvekkilleri …’ın davalı gösterildiğini, bu davanın sonuçlanarak kesinleştiğini, …’nın açtığı işbu rücuen tazminat davaları nedeniyle … İcra Müdürlüğü’nün 2009/8575 E. sayılı takip dosyasına 22.06.2011 ve 05.07.2011 tarihi itibariyle alacak tutarı toplamı olan 73.258,45 TL’nin … tarafından yatırıldığını, mahkeme kararının dayandığı olayın … ile müvekkili şirket … arasında akdedilen 24.07.2006 tarihli İHDS öncesinde gerçekleştiğini, ödemenin İHDS sonrasında … tarafından yapıldığını, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 2.4.2004 tarih, 2004/22 sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınan …’ın, 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu’nun 20 nci maddesi uyarınca, …’nın kararıyla 20 ayrı dağıtım şirketine ayrıldığını, davacı …’ın da bu şirketlerden biri olduğunu ve … ile … arasında akdedilen 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1., 7.2., 7.3., 7.4., 7.5. ve 7.6. maddelerinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, ayrıca 10.1., 15.2, 18.3. maddelerinde de sorumlulukların kapsamına yer verildiğini, buna göre İHDS ile imza tarihinden önceki tüm sorumluluğun ve işletme faaliyetine ilişkin tüm hak ve yükümlülüklerin …’a ait olduğunun açık olduğunu ileri sürerek 73.258,45 TL’nin alacaklıya yapılan ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, mahkeme kararı gereği … tarafından tahsil edilen alacağın davalı …’ın işçisi olan …’in 22/06/2003 tarihinde geçirdiği iş kazasından doğduğu, kazanın İHDS öncesinde meydana geldiği, bu işçi …ın işçisi olup sözleşmenin tarafı olmasa da sözleşmeye yabancı, sözleşmenin dışında kalan birisi olduğunun söylenemeyeceği, iş kazasının da sonuçta bizzat dağıtım faaliyetinin bir maliyeti olup, devralınan bir borç olduğu, nitekim İHDS ve HSS’nde devrin tüm hak ve borçlar ile birlikte yapıldığı belirtilmiş olup özelleştirme öncesi ve sonrasında davacının hak ve borçlarında herhangi bir değişikliğin söz konusu olmayacağının da açık bulunduğu, yani iş kazasının İHDS’nin 7.6. maddesi kapsamında değil davacının devraldığı hak ve borçlar kapsamında sonuç doğuran bir olay olduğundan yapılan ödemenin davalıdan rücuen istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işletme hakkı devir sözleşmesi ve hisse satış sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda … tarafından davacıdan tahsil edilen alacağın, davalı …ın işçisi olan …’in 22/06/2003 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu ölümü nedeniyle doğduğu ve iş kazasının “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi” öncesinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin 7. maddesinin 4. ve 6. bentlerinde de dağıtım faaliyetlerinin … tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun …’a ait olduğu düzenlenmiştir. Ayrıca, …’ın kusurlu fiili ile iş kazası sonucu meydana gelen ölümün doğurduğu giderlerin haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle bu giderleri talep eden kişinin sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle üçüncü şahıs sayılacağının kabulü gerekir.
Bu itibarla mahkemece davacının talebinin “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi” kapsamında bulunmadığı sonucuna ulaşılarak hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/11/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davalı şirketin, 02.04.2004 tarih, 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile özelleştirme kapsamına alındığı, özelleştirmenin işletme hakkı devri ve hak sahibi şirketlerin hisselerinin blok satışının yapılması kararı benimsendikten sonra, …’ın 20 ayrı dağıtım şirketi oluşturduğu, davacı şirketin de bu 20 şirket arasında yer aldığı, dağıtım şirketlerinin dağıtım lisansına sahip olmaları yanında sermayesinin tamamınında davalı kuruma ait olduğu, ancak davalı kurumdan ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olarak dağıtım şirketlerinin faaliyet gösterdiği, Özelleştirme İdaresince görüşüne başvurulan, Danıştay 1. Dairesinin kararları uyarınca, …’ın faaliyet alanında yer alan ve dağıtım faaliyeti için gerekli olan işletme varlıkları üzerinde, mülkiyet hakkı saklı kalmak kaydı ile işletme hakkının devri suretiyle özelleştirmenin yapıldığı, bu bağlamda, öncelikle, davalı … ile %100 hisselerine sahip olduğu 20 elektrik dağıtım şirketi arasında dağıtım varlıklarının işletilmesine ilişkin “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi” imzalandığı, 4628 sayılı Kanun’un 14.maddesine 5496 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile eklenen “…’ın faaliyet alanında yer alan ve dağıtım faaliyeti için gerekli olan işletme ve varlıklar üzerinde, mülkiyeti saklı kalmak kaydı ile … ile belirlenen dağıtım bölgelerinde faaliyet göstermek üzere kurulan elektrik dağıtım şirketleri arasında işletme hakkı devir sözleşmesi düzenlenebilir” hükmüne istinaden … ile %100 kamu hissesine sahip davacı arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığı, daha sonra %100 kamu hissesinin blok satış yöntemiyle özelleştirilmesi amacıyla ihaleye çıkarıldığı, davacı şirket için ihale şartnamesi çerçevesinde dava dışı şirketin teklif verdiği ve davacı şirketin devrinin imzalanan HSS ile gerçekleştiği, böylece davacı şirketin özelleştirilmesinde hisse satış modelinin uygulandığı, böylece, davacı şirketin tüzel kişiliğine bağlı hukuki statüsü korunarak, davacı şirketin tüm kamu hisselerinin dava dışı şirkete devredildiği, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi, İhale Şartnamesi ve Hisse Satış Sözleşmesi ile anlaşılmıştır.
Özelleştirme kapsamındaki devirlerde, idarenin bu tür tasarrufları özel hukuk hükümlerine tabi olup, ÖUHK’da BK’nun hükümlerinin uygulanmıyacağı belirtilmemiştir. O halde özel hukuk hükümlerine tabi bu tasarruflara da mülga BK’nın m.179 uygulanabilir. (Arıcı, Mehmet Fatih, Ticari İşletmenin Aktif ve Pasifi ile Devri-2008 BASI, Sayfa 62).
Öte yandan ticari işletmenin devrinde olağan olan, işletmeye ait malvarlığının aktiflerinin yanı sıra, pasiflerinin de devrin kapsamına dahil edilmesi, böylece pasiflerin bir anlamda teminatını oluşturan aktiflerle birlikte bir bütün olarak devredilmesidir. (Bk m.179, TBK m.202, TTK 11/3)
Yukarıda yapılan tespit ve açıklamalardan sonra, somut olaya gelindiğinde; İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi bağıtlandığında, davacı şirketin %100 hissesi davalı …’a ait olup, Özelleştirme İdaresi’nin %100 davalı hissesini ihaleye çıkarması üzerine, dava dışı şirketce hisselerin tümü satın alınarak, hisse satış sözleşmesi imzalanmıştır. Bu bağlamda uyuşmazlığın hisselerin %100 devrini sağlayan ticari işletme devri niteliğinde olan, hisse satış sözleşmesine göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Belirttiğim nedenlerle, hisse satım sözleşmesine göre davanın reddi gerekirken, davalı ile yine davalının %100 hisseye sahip olduğu dönemde bağıtlanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesine göre uyuşmazlığı ele alıp çözümleyen çoğunluk görüşüne karşıyım.