YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16024
KARAR NO : 2015/11483
KARAR TARİHİ : 03.11.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/07/2014 tarih ve 2013/206-2014/159 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/11/2015 günü hazır bulunan davalı vekili Av. … ile davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %20 hisseye sahip ortağı olduğunu, müvekkiline kar payı ödenmemesi nedeniyle davalı şirket aleyhine açtığı davanın kabulüne karar verildiğini, söz konusu davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 10.000 TL talep edildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ise müvekkilinin kar payı alacağının faizi ile birlikte 111.184,37 TL olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin ayrıca 2011 yılı için de kâr payı alacağının bulunduğunu ileri sürerek, 100.000 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının hangi döneme ilişkin kar payını istediğinin belirsiz olduğunu, şirketin kar payının dağıtılmasına ilişkin karar almadığını, müvekkiline karşı alacak davası bulunduğunu ve kâr zarar durumunu etkileyeceğinden bu davanın dikkate alınması gerektiğini, davacıya değişik tarihlerde yaklaşık 100.000,00 TL avans ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 2009/101 E.,2012/104 K. sayılı dava dosyasında, davacının davalı şirkete karşı şirketten çıkmasına izin verilmesini ve kâr payı alacağının tahsilini istediği, davacının kâr payı istemine yönelik davanın kabulü ile 10.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verildiği, bu kararın Yargıtay’ca onanarak kesinleştiği, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda davacının kâr payı alacağının faizi ile birlikte 111.184,37 TL olduğunun açıklandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 100.000 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, gerek mülga 818 sayılı BK’nın 128. maddesi gerekse 6098 sayılı BK’nın 149. maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlamasına ve dava tarihinden önce davaya konu kar payı alacağı muaccel hale gelmediğinden zamanaşımı süresinin başlamamış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, kâr payı alacağının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, davacı tarafından aynı alacağa ilişkin olarak davalı aleyhine açılan ve … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/101 Esas, 2012/104 Karar sayılı dosyasında görülerek kesinleşen davada alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna davalı tarafça itiraz edilmiş, anılan mahkemece bu itirazlar karşılanmadan “…davacı tarafça fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile l0.000.00 TL üzerinden dava açılmış olması nedeniyle taleple bağlı kalınması ilkesi gereğince davalının da kadri marufunda olan bu bedel üzerinden davacının kâr payı alacağını istemekte haklı olduğu sonucuna varılmış ve bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerektiği” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda, … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/101 E.,2012/104 K. sayılı kararı ile davacının kâr payı alacağının miktarının kesin ve net olarak belirlendiği söylenemeyeceğinden davacının kâr payı alacağının belirlenmesi için mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, davalı tarafça, davacının kâr payı alacağına mahsuben avans olarak kendisine ödemeler yapıldığı savunulmuş olup bu hususta da herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Bu itibarla mahkemece, davalının davacıya avans olarak ödemeler yapıldığı savunması üzerinde de durularak davacıya kar payına karşılık avans ödemesi yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadan hüküm tesisi de doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4-Kabule göre de, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 63.708,46 TL kar payı alacağı bulunduğu, bu alacağa 46.832,57 TL faiz işlediği ve davacının toplam alacağının 111.184,37 TL’ye ulaştığı açıklanmış, … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/101 E.,2012/104 K. sayılı ilamı ile bunun 10.000 TL’sinin tahsiline karar verilmiştir. İşbu davada ise bakiye 100.000 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş olup bu durumda bakiye kısmın içinde davacının faiz alacağı da bulunduğundan faize faiz işletilmesi kuralının ihlal edilmesi de doğru olmamış, hükmün bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2),(3) ve (4) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.