Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/10732 E. 2015/11939 K. 12.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10732
KARAR NO : 2015/11939
KARAR TARİHİ : 12.11.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/02/2013 gün ve 2010/308 – 2013/63 sayılı kararı bozan Daire’nin 21/10/2014 gün ve 2015/1685 – 2015/8006 sayılı kararı aleyhinde davalılar … vekili ve … vekili tarafından karar düzeltmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, tamamı davalı belediyeye ait dava dışı …’nin hisselerinin özelleştirme yoluyla satılmasına ilişkin ihalede müvekkillerinin oluşturduğu ortak girişiminin en yüksek bedeli vererek kazandığını, ihalenin 4046 sayılı Kanun’a göre yapıldığını, ihale şartnamesi ve bu şartnamede değişiklik yapan zeyilnamede açıklanan süreçler tamamlandıktan sonra sözleşmenin imzalanmasının kararlaştırıldığını, müvekkillerinin üzerlerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı belediye başkanlığının onay işlemini tamamlamadığını, buna rağmen geçici teminatı paraya çevirme girişiminde bulunduğunu, ihalenin Rekabet Kurulu ve …’ya onaylatılmadığını, bu onaylama yaptırılmadan müvekkillerine hisseleri devir alacak şirketi kurmaları için süre verdiğini, ayrıca yine ihale şartnamesine aykırı şekilde ek geçici teminat talep ettiğini, şartnamenin 10/C koşullarının oluşmadığını, ihale bedeli üzerinde diğer davalı …’ın müvekkillerine haciz ihbarnamesi gönderdiğini, davalı belediyenin bu ihbarların yok hükmünde sayılması yönünde ihtarname keşide ettiğini, haciz ihbarlarına süresinde itiraz edildiğini, davalılar arasında bu uyuşmazlığın giderilmeden teminat mektubunun paraya çevrilmesi girişiminin yerinde olmadığını, ayrıca hisseleri devre konu şirketin birim hizmet amortisman bedeli ile serbest tüketiciler tarafından ödenmesi gereken taşıma hizmet bedellerini etkileyecek şekilde idare mahkemesinin yürütme
kararı verdiğini, şirket hisselerinin değerinin düştüğünü, davalı devredenin bu konuyu çözmeden bu şekilde davranmasının da yersiz olduğunu, birleşen davasında ise, kanuni temlik nedeniyle hisselerin davalı Başbakanlık Özelleştirme İdaresi’ne devrinin yapıldığını açıklayarak ve aynı iddiaları ileri sürerek, asıl ve birleşen davasında teminat mektubunun paraya çevrilmesi konusundaki muarazının men’ine, ihale şartnamesinden kaynaklanan bir borcun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin diğer davalıya borcunun olmadığını, haciz ihbarının müvekkilinden ayrı tüzel kişiliği olan EGO’ya ait bulunduğunu, davanın temel nedeninin davacının edimlerini ihlal etmesi, şartnamenin 10/C maddesi uyarınca ek geçici teminat vermeyi ve mevcut teminat mektubunun paraya çevrilmesini engellemek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davada idari yargının görevli olmadığı, yetkisizlik kararının onanmasında bu hususun temyiz konusu yapıldığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nce bozma nedeni yapılmadığı, davalı … hakkındaki davadan feragat edildiği, davalı … tarafından yürütülen ancak tamamlanamayan özelleştirme sürecinin ihale sonlandırıldıktan sonra birleşen davada … tarafından yürütülüyor olmasının bu idareyi taraf konumuna sokmadığı, …’nin davada taraf olmadığı gibi uyuşmazlık da bu şirketin hisselerine ilişkin olmadığı, bu davalıya husumet düşmediği, idari işlemin iptali için Danıştay 13. Dairesi’nde 2010/220 Esas sayılı dosyası ile görülen davanın derdest olduğu, teminat mektubu metninde “…bu ihale ile ilgili kanun ve şartname hükümlerini yerine getirmek üzere …”, “…. ilgili kanun ile işe ait şartname hükümlerine göre uygun hareket etmediği takdirde …” ibarelerinin mevcut bulunduğu, şartnamenin 10/C. maddesi “…Komisyon kararı ile teklifleri onaya sunulması uygun görülen teklif sahiplerinden verilen en yüksek teklifin %10’unu aşmamak kaydı ile ek geçici teminat talep edilebilir. Bu aşamada talep edilecek ek geçici teminatı verilecek süre içerisinde getirmeyen teklif sahiplerin idare lehine paraya çevrilerek irat kaydedilecektir. …” hükmü, 14. maddesi ise “…komisyon tarafından ihale sonucunda verilen nihai karar onaya sunulacak olup hisse satış sözleşmesinin imzalanması onaya bağlı olacaktır…İdarece ihale onaylanmadan önce 4054 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuat gereğince Rekabet Kurulu’ndan ve 4646 sayılı Yasa ile diğer mevzuat gereğince …’dan onay alınacaktır. Rekabet Kurulu’nun 1998/4 sayılı tebliğinin 5. maddesi uyarınca yapacağı değerlendirme sonucunda 4054 sayılı Kanun’un ilgili maddelerinde aykırılık belirlenmesi halinde devir ile ilgili koşul ve yükümlülükler getirilebilir. Veya devre izin verilmeyebilir…” şeklinde olduğu, anılan teminat mektubu içeriği ve şartname hükümlerine göre ….’nin hisselerine devralacak şirket için Rekabet Kurulu’ndan izin alınması gerekmekte ise de dosyaya ibraz edilen belgelere göre ortaklık yapısının bildirilmesi hususunda davacıya birden fazla yazı yazılmasına rağmen bu gereğin yerine getirilmediği, en son encümen tarafından 23/10/2008 günlü karar ile 15 gün süre verildiği ve ek geçici teminat istendiği, yatırılmayınca da 10/C maddesi uyarınca geçici teminatın irat kaydına karar verildiği, davacının şartnameden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği, dolayısıyla teminat mektubunun garanti ettiği riskin gerçekleştiği, şartnamenin 10/C maddesi uygulamasının teminat mektubunun garanti ettiği risk kapsamında olduğunun düşünüldüğü, ihalenin bir bütün olarak hukuka uygun olup olmadığının denetlenmesi, davalının TMK’nın 2. maddesi hükmüne aykırı davrandığı yolundaki davacı iddiasının eldeki davanın konusunu oluşturmadığı, Danıştay 13. Dairesi’ndeki dava dosyasının sonucunun beklenmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili ile katılma yoluyla davalı … vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.10.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
… vekili ve davalı … vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Dairemiz bozma kararına uyulduğunda idari yargıdaki dava dosyasının mahkemece değerlendirilecek olmasına göre, davalı … vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı …. vekilinin karar düzeltme istemine gelince; bu davalı hakkında feragat edilmekle davada taraf sıfatı sona erdiğinden karar düzeltme dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle … vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle …. vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddine, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı …’a iadesine, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı …’ndan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 12/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.