Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/9601 E. 2015/11697 K. 09.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9601
KARAR NO : 2015/11697
KARAR TARİHİ : 09.11.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/01/2015 tarih ve 2013/133-2015/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin mirasen intikal eden hisseler nedeniyle davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin büyük ortağı olan …’nun müvekkilini ortak yerine koymayıp şirketle ilgili konularda müvekkiline bilgi vermediğini, müvekkilini şirketin toplantılarına çağırmadığını, müvekkiline şirketin karından pay verilmediğini, bu nedenle ortaklar arasında ihtilaf olduğunu, ileri sürerek davalı şirketin haklı nedenlere binaen fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 05/04/2013 günlü dilekçe ile de davacının çıkma payının tahsili istenmiştir.
Davalılar vekili; davalı şirket dışında kalan kişilere davada husumet yöneltilemeyeceğini, davalı şirketin ekonomik durumunun gayet iyi olduğunu, akraba olan şirket ortakları arasında miras anlaşmazlığından kaynaklı sorunların olduğunu, şirketin feshi yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine karar verilerek ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının davalı şirketin halihazırda % 37 payına sahip ortağı olduğu, mahkemece dava konusu hususta keşif yapılıp bilirkişi raporları alındığı, keşif tarihi olan 26.9.2013 tarihi itibariyle şirketin öz varlığının 910.130,08 TL davacının hissesine düşen payın ise 168.347,06 TL olarak tespit edildiği, taraflarca 24.6.2014 tarihli celsede davacıya bu bedelin ödenmesi hususunda anlaşma sağlandığı, tarafların bu yöndeki iradesinin ve ortaklar arasındaki güvensizliğin şirketin feshine haklı neden teşkil ettiği, mahkemece şirketin feshi yerine davacı ortağın ortaklık payının ödenmek suretiyle ortaklıktan çıkartılmasının uygun bulunduğu, şirketin feshine ilişkin davanın sadece şirkete karşı açılacak olması nedeniyle şirket ortağı olan diğer davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalılar … ve … hakkında açılan davaların pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirket hakkında açılan davada şirketin feshi yerine davacı ortağın payının gerçek değeri olan 168.374,06 TL’nin şirket mal varlığından davacıya ödenerek davacının şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmiştir.
Kararı,davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava davalı şirketin fesih-tasfiyesi veya davacının çıkma payının tahisili istemine ilişkindir.
492 sayılı Harçlar Yasası’nın 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nisbi esas üzerinden tahsil edileceği, Yasanın 28/a maddesinde karar ve ilam harçlarının dörtte birinin peşin alınacağı, Yasanın 30. maddesinde de, muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğunun anlaşılması durumunda yalnız o celse için muhakemeye devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam edilmeyeceği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 409. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulmasının noksan olan harcın ödenmesine bağlı olduğu düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece hükmolunan çıkma payı, niteliği gereği nisbi harca tabi olmasına rağmen, mahkemece 492 sayılı, Harçlar Yasası’nın 30. maddesi hükmü gözardı edilerek maktu karar ve ilam harcına hükmedilmiştir.
Bu halde mahkemece davacıya eksik peşin harcı ikmal etmek üzere Harçlar Yasası’nın 30. maddesi gereğince süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
2- (1) nolu bozma sebebine göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 09/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.