YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4692
KARAR NO : 2015/11721
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2014 tarih ve 2013/64-2014/323 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ”…” ibareli 43. sınıftaki hizmetleri içeren 2010/18375 no.lu marka tescil başvurusunun Resmi Marka Bülteninde yayınlandığını, davalının 2007/00776 no.lu ”…” ibareli 43. sınıftaki markasına dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazın kabul edildiğini ve marka başvurusunun reddedildiğini, müvekkilinin itirazı üzerine YİDK’nun itirazın reddine karar verdiğini, başvuru konusu marka ile redde mesnet markanın bütünsel olarak incelendiğinde benzer olmadığının anlaşıldığını iddia ederek YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, kurumun işleminin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili hak düşürücü süre yönünden davanın reddini, aksi halde kurumun işleminin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu marka ile redde mesnet markanın bütünsel olarak iltibasa sebebiyet verebilecek nitelikte olduğu, markalar arasındaki farklılığın benzerliğin etkilerini geri plana itmeye yeterli olmadığı, her iki markanın da 43.sınıf hizmetleri içerdiği, ortalama tüketicinin bu iki markayı ilişkilendirmesinin kaçınılmaz olduğu, kullanımla ayırtedicilik kazanan işaretlerin nispi tescil engelinden etkilenmeksizin tesciline olanak sağlayan bir hükmün 556 sayılı KHK’da olmadığı, aynı şekilde gerçek hak sahipliğinin ikinci bir markanın tesciline olanak sağlamayacağı, davacının sunduğu kararın işbu davaya konu marka ile ilgisi olmadığı gibi davacısının da farklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.