Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/13397 E. 2016/6603 K. 14.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13397
KARAR NO : 2016/6603
KARAR TARİHİ : 14.04.2016

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacının 18.11.2004-01.12.2008 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle, davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Dosya içindeki kayıtlardan; davacı adına davalı işyerinden düzenlenmiş işe giriş bildirgesi ve Kuruma bildirilen çalışmalarının bulunmadığı, nizalı dönemde davacı adına dava dışı 1167996 sicil numaralı işyerinden 01.03.2008 tarihinde işe giriş bildirgesinin verildiği ve 01.03.2008-31.12.2008 tarihleri arasında işyerinden bildirim yapıldığı, 01.03.2008 tarihli işe giriş bildirgesi üzerinde imza incelemesi yapıldığı ve imzanın davacıya ait olmadığının anlaşıldığı, işyerine ait bordroların alındığı ve bordro tanıklarının dinlendiği ve tanık beyanlarından, davacının bu işyerinde çalışmasının olmadığı anlaşıldığı ve mahkemece bu süreleri de kapsar şekilde hizmet tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, nizalı dönemde davacı adına işyerinden bildirim yapılmış olmasına ve bu süreler iptal edilmeksizin, bu süreleri de kapsar şekilde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş; davacıya ‘yı davaya dahil etmesi için süre verilmeli ve aynı sürelerde iki farklı işyerinde çalışmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu düşünülüp, ‘ya ait işyerinden bildirilen çalışmaların fiili olup olmadığı tespit edilmeli ve fiili çalışmanın olmadığının tespit edilmesi halinde bu sürelerin iptali ile toplanan deliller doğrultusunda çıkacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 14/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.