YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/32979
KARAR NO : 2015/32857
KARAR TARİHİ : 11.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’ın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının vekili aracılığıyla 26.10.2010 tarihinde adına kayıtlı taşınmazı ipotekli olarak satın aldığını, ipotek bedelinin davalı tarafından ödeneceğine dair davalı vekili ile anlaşma imzaladıklarını, davalının ipotek bedelinden sorumlu olduğunu ileri sürerek 98971,74 TL ipotek bedelinin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alım satımı vekili aracılığıyla yapan davalı ile davacı arasında ipotek bedelinin davacıya ödeneceği hususunda yazılı bir anlaşma olmadığı, davalının ipotek borcunu üstlendiğine dair yazılı bir delil olmadan davacının dava dışı davalı vekili … ile yaptığı sözlü anlaşmayı davalıya karşı ileri süremeyeceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının vekili aracılığıyla aldığı taşınmazdaki ipotek bedelini ödemeyi kabul ettiği halde, ödemediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.Davalı, vekili olan … ipotekli taşınmaz alması için yetkilendirmediği gibi, taşınmazın ipotekli olduğunun kendisinden gizlendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.Davacı ile davalının vekili olan dava dışı … arasında 25.10.2010 tarihli harici sözleşmede “… “in …teki dubleks evini …”ın …taki dairesi ile takas edip 160.000 TL lik kredi borcunu kabul ediyorum.Kredi borcu ocak 2011 de bitecektir.” hususlarının kararlaştırıldığı, davacı ile davalı vekili arasındaki resmi satışın 26.10.2010 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı ile davalı vekili arasında tapudaki satış tarihinden önce yapılan harici sözleşme gözönüne alındığında, ipotekten kaynaklanan kredi borcunun davalı tarafından karşılanması gerektiği bu konuda yazılı anlaşma olduğu sabittir.Hal böyle olunca, 25.10.2015 tarihli harici sözleşme değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verlmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 27,70 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.