YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3496
KARAR NO : 2015/11725
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/03/2014 tarih ve 2011/519-2014/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında aylık 5.500,00 TL karşılığında yapılan sözleşme uyarınca müvekkilinin, davalıya ait otel müşterilerinin taşınması işini üstlendiğini ancak davalının protokolde öngörülen süre içerisinde müvekkilinin araçlarını kullanmamaya başlayıp atıl bıraktığını bu süre içerisinde başta şöför ücreti olmak üzere diğer masrafların müvekkilince karşılandığını, yapılan iş karşılığında düzenlenen iki adet fatura bedelinin davalı tarafça ödenmediğini ve müvekkili tarafından davalı aleyhine başlatılan takibe davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile müvekkili lehine icra-inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava konusu etmiştir.
Davalı vekili, takibe dayanak protokol altıdaki kaşe üzerindeki imzanın şirket yetkililerine ait olmadığını ve takibe dayanak faturaların da müvekkiline tebliğ edilmediğinden müvekkili aleyhine delil kabul edilemeyeceğini, bu nedenle davacının davasını ispat edemediğini savunarak, davanın reddini ve % 40 dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; TTK’nın 23. maddesi hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesinin karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olmasına bağlı olduğu, davacının ise takip konusu iki adet faturayı davalıya tebliğ etmediği bu durumda faturaya delil olarak dayanma imkanının bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmeye göre de, iki tarafa borç yükleyen sözleşme niteliğinde olduğundan davacı sözleşmeye konu edimini ifaya hazır olduğunu davalıya bildirip davalıyı usulüne uygun olarak temerrüde düşürmesi gerektiği davacının kendisi tarafından düzenlenen ve davalıya tebliğ edilmeyen fatura ile, davalının edimini ifa etmesi için gerekli koşulları oluşturmadan takip yapması karşısında davalının itirazının iptalini talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava taşıma sözleşmesi nedeniyle tanzim edilen faturaya dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taşıma sözleşmesinde öngörülen ücretlerin ödenmediğini ileri sürmüş, davalı ise sözleşmeyi kabul etmediğini ve tebliği sağlanmadığından delil niteliğini haiz olmayan faturaya dayalı takip yapılamayacağını savunmuştur. Mahkemece davacının bizzat düzenlediği ve davalıya tebliğ edilmeyen faturalar ile, davalının edimini ifa etmesi için gerekli koşulları oluşturmadan takip yaptığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, yargılama sırasında davacının, kendisinin ve davalının taraf olduğu konusu aynı olan bir başka davanın bulunduğunu beyan ettiği, talep üzerine ilgili mahkemeden temin edilen tensip tutanağı ve kısa karar örneğinden davacının dava konusu taşıma sözleşmesine dayalı olarak bir başka dönem alacağının tahsili amacıyla …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/221 esas sayılı dava dosyası üzerinden davalı aleyhine dava açtığı ve yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; davalı, davaya konu taşıma sözleşmesini kabul etmemiş ve imza itirazında bulunmuştur. Yukarıda esas numarası belirtilen diğer dava dosyasında da aynı sözleşmeye dayanıldığına göre ilgili dosyanın getirtilerek, bu davaya etkisi ve aynı sözleşmeye dayanılıp dayanılmadığının tespiti ile o dosyadaki delillerin de değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile yazılı şeklide karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.