Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/9289 E. 2015/11937 K. 12.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9289
KARAR NO : 2015/11937
KARAR TARİHİ : 12.11.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/05/2013 tarih ve 2011/869-2013/211 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş olup, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 14/11/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde nakliyat rizikolarına karşı sigorta örtüsü alınan imalatçısı … olan hamur işleme ünitesinin sigortalı … tarafından satın alınmasından sonra dava dışı …’ne finansal kiralama yoluyla kiralandığını, dava konusu malların üreticinin fabrikasından açık kasa kamyonlarla … Serbest Bölgesine getirildiğini, taşımanın yapıldığı araçlar açık kasa olup taşımaya uygun görülmediğinden malların bulundukları araçlardan indirilerek kapalı kasa araçlara davalı … tarafından yükleme, istif ve araç üzerinde sabitleme işlemlerinin yapıldığını, araçlar mühürlendikten sonra diğer davalı tarafından …nin …’ndeki fabrikasına taşındığını, varma yerinde yapılan inceleme neticesinde araçlardan birinde bulunan emtialarda hasar tespit edildiğini, ekspertiz raporu ile hasarın yükleme ve istif hatasından kaynaklandığının anlaşıldığını, davalı taşıyanın yükleme ve istife nezaret görevini ihlal ettiğini ileri sürerek, 117.060,00 TL’nin rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı …. vekili, müvekkilinin sadece yükleme hizmeti verip istif işlemi yapmadığını, malların serbest bölgeden çıkışı sırasında hasarlı olduğuna dair tutanak bulunmadığı gibi dava dışı sigortalı şirketin yetkilisi nezaretinde yüklenerek araçların mühürlendiğini, meydana gelen hasardan müvekkili sorumlu olmayıp diğer davalı taşıyanın sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı …. vekili, yüklemenin gümrüklü sahada yapılıp müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu makinelerin alıcı …’nin önerdiği vasıtalarla … Serbest Bölgesi’ne taşındığı, serbest bölgede uygun vasıtalarla taşınmasının temini için serbest bölge işlem formu doldurularak davalı …. ve taşıyan …. arasında yeni bir taşıma sözleşmesi kurulduğu, serbest bölgede uygun vasıtalara yüklenmek amacıyla boşaltılan eşyaların kapalı kasa kamyonlara yüklenmesi sırasında fabrikadan çıktığında yapılan istiflemeden farklı bir şekilde istiflendiği, … Serbest Bölgesi’nde boşaltma yapıldığında malların hasarlı olduğuna dair bir tespit yapılmadığı, dava dosyasında aksi yönde bir delil bulunmadığı, bu nedenle malın … serbest bölgesine girdiğinde hasarlı olmadığı, … Serbest Bölgesi’nde yükleme ve istifleme yapılan mallar araçla … Serbest Bölgesine getirilip indirildiklerinde düzenlenen 11.11.2010 tarihli tutanakla malların hasarlı olduğunun tespit edildiği, malı tam ve hasarsız durumda … Serbest Bölgesi’nde teslim alan taşıyan …. ile malın yükleme ve sevkiyat işlemini yüklenen …’nin malın hasarlı teslim edilmesine sebep oldukları, sigorta eksperi tarafından düzenlenen raporun da bu yönde olduğu, istifleme ve taşınmasının gereği gibi yapılmamasından dolayı meydana gelen zarardan davalıların sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Mahkemenin gerekçeli kararı davalı … vekili Av….’ye 31.05.2013 günü tebliğ edilmiş, anılan avukatın görevinden istifa ettiği veya azledildiğine dair dosya kapsamında bir belge bulunmayıp, hüküm HUMK’nın 432 nci maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra davalı şirket vekili avukat … tarafından 06.09.2013 tarihinde temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4 ncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay da bu konuda bir karar verebileceğinden anılan davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …. vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …. vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5.977,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı …’ye iadesine, 12/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.