YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/43198
KARAR NO : 2015/35677
KARAR TARİHİ : 07.12.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı idare, açtığı ihale sonucunda, davalı işverenlerle hizmet sözleşmesi yapıldığını, davalı şirketlerin çalıştırmış olduğu işçilerden Seyhmus Yıldız’ın kıdem tazminatı ve benzeri işçilik alacakları nedeniyle iş mahkemesinde açmış olduğu davanın Bakanlık aleyhine sonuçlandığını, başlatılan icra takibi üzerine ödeme yapmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek, dava dışı işçiye yapılan 9.223,27 TL ödemenin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hira Limited Şirketi, davanın reddini dilemiş, diğer davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-4857 sayılı İş Kanununun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda da taraflar arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisi mevcut olup dava, asıl işveren davacı İdarenin, davalı şirketler tarafından çalıştırılan işçinin açmış olduğu dava sonrasında ödemek zorunda kaldığı miktarın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Tarafların serbest iradesi ile imzalanan sözleşme hükümleri tarafları bağlayıcı nitelikte olup, Sözleşmenin 16.1.1. maddesi hükmü uyarınca davalılar, dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olmak üzere kendi dönemine isabet eden tüm işçilik haklarından sorumludur.
Buna göre Mahkemece, davacının ödediği kıdem tazminatı, izin ücreti ve diğer bedellerden davalı yüklenicilerin dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olduğu ihbar tazminatından ise son işveren sıfatıyla tamamından sorumlu olduğu gözetilerek yapılacak inceleme sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, ihbar tazminatından davalı yüklenicilerin kendi dönemi ile sorumluluğunun kabul edilerek hesaplama yapılması ve buna dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine,(2) no’lu bent gereğince temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 07/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.