YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3263
KARAR NO : 2016/7443
KARAR TARİHİ : 26.04.2016
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakim tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 17.10.2011 tarihindeki iş kazasında yaralanarak %24 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kalan sigortalının tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, bu dosya ile birleştirilen mahkememizin Karar sayılı dosyasındaki ek davanın kabulüne, a) 21.918,80-TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 17/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, b) Davacının iş kazası sonucu oluşan % 24 oranındaki maluliyeti, kazadaki kusur durumu, ekonomik koşullar ve tazminatın genel ilkeleri dikkate alındığında duyulan elem ve üzüntünün telafisi amacıyla 24.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
6100 sayılı H.M.K’nın 297/2 maddesinin “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin ,taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık,şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.” hükmüne göre mahkemelerin davacı taleplerden her birini karşılama yükümlülüğü düzenlenmiştir.
Dosya kapsamından, davacının 24.09.2013 tarihli dava (asıl dava) ile davalı Şti.’den 10,00-TL maddi-30.000,00-TL de manevi tazminat isteminde bulunduğu, 18.11.2015 tarihli olup 19.11.2015 tarihinde asıl dava ile birleştirilen davada Esas sayılı davada) ise bu kez davalı olarak Şti. yanında A.Ş.’nin de davalı olarak gösterilip yine aynı olay nedeniyle bu kez 21.918,80-TL maddi tazminatın “davalılardan” tahsilinin istendiği, Mahkemece karar başlığında birleşen dosya davalısı ‘nin “ihbar olunan” olarak belirtilip, asıl ve birleşen dosyalardaki talepler bakımından davalıdan( karar başlığına göre Şti.’den) tahsile karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu açıklama sonrasında somut olayda; Mahkemenin 17.12.2015 tarihli nihai kararında birleşen dosya ) davalılarından olan . A.Ş. bakımından olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği açık olup bu husus usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir. Zira yukarıda açıklandığı üzere mahkeme kararlarının davacı/davacılar taleplerinden her birini karşılayıcı nitelikte olması gerekir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara dikkat edilmeksizin yargılamanın sonlandırılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Şti. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır
SONUÇ: Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
26.04.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.