YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9453
KARAR NO : 2015/12037
KARAR TARİHİ : 16.11.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/03/2015 tarih ve 2015/213-2015/174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin müteahhit olarak faaliyet gösterdiğini, dava dışı arsa sahipleri ile yapmış olduğu, daire karşılığı inşaat yapım sözleşmesi kapsamında daireleri arsa sahiplerine teslimi sırasında bir kısım arsa sahiplerinin fark ücret ödemeyi taahhüt ettiğini ve bu nedenle bono düzenleyerek müvekkiline teslim ettiklerini, dairelerin teslim etme aşamasına geldiğinde gerek daireleri teslim etmek gerekse daire teslimi ile birlikte kendisine ödenmesi gereken ücretleri talep etmek için arsa sahipleriyle iletişime geçtiğini, müvekkilinin kendisine ödeme yapmak isteyen arsa sahiplerine uhdesinde bulunan bonoları teslim etmek istediğinden bonoları bulamadığını ileri sürerek keşidecisi …, lehdarı … olan 60.000,00 TL bedelli, keşidecisi … … olan 35.000,00 TL bedelli, keşidecisi …, lehdarı … olan 10.000,00 TL bedelli, keşidecisi …, lehdarı … olan 5.000,00 TL bedelli bonoların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından kaybolduğu bildirilen bonolara ilişkin hiçbir bilgi ve belge bulunmadığı gibi bonoların fotokopilerinin de dosyaya sunulmadığı, böylelikle dava konusu edilen bonoların varlığı ve talep edenin lehdar olduğu hususunda bir kesinlik olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, iptali istenen bonoların varlığı ve talep edenin lehdar olduğu hususunda bir kesinlik olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda davacı tarafından, dava konusu bonoların kaybedildiği ileri sürülmüş ve anılan bonoların esas içeriği hakkında bilgi verilerek keşideciler tarafından da imzalanan bonoların kaybolmasına ilişkin tutanak da dosyaya
sunulmuştur. Esasen hasımsız olarak açılan ve kesin hüküm niteliği de taşımayacak olan bu türden davalarda, davacının mahkemeye olumlu bir kanaat verecek kadar delil sunmasını yeterli saymak gereklidir. Aksinin kabülü ile davacının daha fazlasını ispata zorlanması, zayi nedeniyle kıymetli evrak iptali hükümlerinin uygulanmasını imkânsız hale getirecektir. Dava sırasında yapılacak olan ilanlar sonucunda, hak sahipleri varsa ortaya çıkabilecek ve kendilerine karşı istirdat davası açılabilecek ya da hak sahipleri tarafından hasımlı olarak açılacak bir dava ile, çek iptali kararının iptali talep edilebilecektir. Bu durum karşısında mahkemece, somut uyuşmazlık yönünden davacı vekilince sunulan mevcut delillerin yeterli sayılarak ve davacının işbu davayı açmasında yasal bir engelin bulunmadığı kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.