Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/9475 E. 2015/12045 K. 16.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9475
KARAR NO : 2015/12045
KARAR TARİHİ : 16.11.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2014 tarih ve 2008/484-2014/685 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi her iki taraf vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2000-2007 yılları arasında çalışanı olan …’in davalı ile komisyon/ ücret karşılığı gizli anlaşma yaptığını bu suretle müvekkili şirketin üst taşıyıcı sıfatıyla müşterileri lehine 3. kişilere yaptırdığı taşımalar nedeniyle hak kazandığı ücretlerin şirket adına kesilen faturalarla tahsili yerine, davalı şirket adına fatura kesmek suretiyle davalı şirket adına yapıldığını bu yolla müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek , 94.836,93 TL alacağın davalıdan en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirket adına yapılan işler nedeniyle tahsilat yapmadığını, davacı şirketin araç yetersizliği nedeniyle müvekkili şirketten araç istediğini, yapılan anlaşmaya göre, müvekkilinin kendi fatura ve irsaliyeleri ve kendi araçları ile davacıya ait taşıma işlerini yaparak fatura karşılığı bedelleri iş sahiplerinden tahsil ettiğini, Haldun Certeler’in davacı şirketin Bursa temsilcisi olup, bu işlemler nedeniyle tanıdıklarını, adı geçen aleyhine ceza davası açıldığını ancak dolandırıcılık suçuna ilişkin dosyada yargılama sırasında ölümü nedeniyle düşme kararı verilip, diğer dosya sanığının ise kberaatine karar verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi asıl ve ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her iki tarafın da deniz yoluyla konteyner taşımacılığı yapan şirketler olduğu, dava dışı şirketlere ait malların konteyner ile taşıma işini yaptıkları, yapılan taşıma işinde davalı şirket tarafından davacı şirkete araç tahsis edildiği, bu nedenle taşıma işinden dolayı taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, taraflarca taşınan mallar nedeniyle kesilen fatura bedellerinin tahsilatı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık çıktığı, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen asıl ve ek bilirkişi raporu kapsamına göre; taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden dolayı dosyadaki taşıma belgeleri ile faturalara göre davacının, davalıdan 57.520,95 TL alacaklı olduğu, ve davalı tarafça ileri sürülen ceza dosyasının sonuca etkili olmayacağı bu haliyle beklenmeksizin karar verilebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, her iki taraf vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafından tahsil edildiği iddia edilen taşıma ücretlerinin bu taşımaların davacı tarafından yapılmış olması nedeniyle davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, davacı üst taşımacı olduğunu bu nedenle müşteriden tahsil edilen taşıma ücretinin kendisine verilmesi gerekirken davalı uhdesinde kaldığını ileri sürmekte; davalı ise, davacının araçlarının yeterli olmaması nedeniyle bazı taşıma işlerini kendisinin yaptığını bu nedenle taşıma ücretini kendisinin tahsil ettiğini savunmaktadır.
Mahkemece, bilirkişi kurulu asıl ve ek raporu benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, hükme esas raporlar tarafların iddia ve savunmalarını karşılar nitelikte değildir. Davacı, taşıma işini davalının yaptığını kabul etmekte ancak, taşımayı kendisi adına yaptığını ve bu nedenle tahsil ettiği taşıma ücretinin kendisine ödenmesi gerektiğini iddia etmekte olup, bu iddiayı ispat külfeti davacıya aittir. Bu nedenle öncelikle hangi taşıma işlerinin davacı adına yapıldığını ve her bir taşıma bedelinin ne olduğunu ayrı ayrı gösterir şekilde liste sunması için davacı vekiline mehil verilmek suretiyle dava dilekçesindeki talebin açıklattırılması, bundan sonra davacının iddiasına konu taşımalar nedeniyle ibraz ettiği deliller ve taraf defter ve kayıtları incelenmek suretiyle rapor tanzimi için dosyanın taşıma uzmanı bilirkişi veya bilirkişilere tevdi ile iddia ve savunmayı yeterince irdeleyen hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak, karar verilmesi gerekirken, elverişsiz rapora dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle her iki taraf vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.