Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/5195 E. 2015/12069 K. 16.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5195
KARAR NO : 2015/12069
KARAR TARİHİ : 16.11.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.12.2014 tarih ve 2013/310-2014/418 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin taşıma hizmeti verdiği dava dışı ….’nin açtığı davanın kabul edildiğini, kararın kesinleştiğini, müvekkilinin 77.370,00 TL tutarında ödeme yaptığını, davalının söz konusu emtiayı taşıyan aracı nakliyeci sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortaladığını, poliçeye dayalı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşımanın hangi araçla yapıldığı, müvekkile bildirilip bildirilmediği, anılan sefere ilişkin poliçe düzenlenip düzenlenmediği gibi hususlar bilinmediğinden hasarın poliçe kapsamında bulunup bulunmadığının belli olmadığını, dava dışı firmaya ödenen tüm tutarın müvekkilinden istenemeyeceğini, tarafların sorumlu olduğu faiz başlangıç tarihlerinin farklı olduğunu, saklama süresi geçtiğinden poliçeye ulaşılamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ….’nin Türkiyeden …’ya ihraç ettiği kumaşların taşıma işinin davacı tarafından üstlenildiği, taşıyıcının teslim almış olduğu emtiayı alıcısına ulaştırmadığı iddiasıyla zararın tahsili için taşıyıcı aleyhine açılan davanın 21.748,16 USD üzerinden kısmen kabulüne karar verildiği, kararın kesinleştiği, kesinleşen ilama istinaden davacının ….’ne 77.370 TL ödeme yaptığı, taraflar arasında aktedilen … sorumluluk sigorta poliçesi dosyaya sunulamamış olsa da sözleşmenin varlığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlığın bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun genel prensipler doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiği, buna göre … sigortacısı tarafından taşıyıcının hukuki sorumluluğunun teminat altına alınmış olması ve olaydan davacı taşıyıcının mahkeme kararı ile belirlenen hukuki sorumluluk miktarını zarar görene ödemiş olması sebebi ile ödenen miktardan davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun
bulunduğu, ancak 6762 sayılı TTK’nın 1278. maddesinde “sigortacının sigorta ettiren kimsenin kastından doğan hasarları tazmine mecbur olmadığı” hükmünün düzenlendiği, taşıyıcı aleyhine açılan ve kesinleşen kararda “yükün alıcıya teslim edilmemesinin kasıtlı ve ağır bir ihmal” olarak nitelendirildiği, bu durumda davacı taşıyıcının ödemiş olduğu taşıma zararını davalı sigorta şirketinden isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava nakliye sorumluluk sigortasından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Sigorta ile teminat altına alınan riziko, sigorta ettirenin kusur veya kastıyla gerçekleşmiş olabilir. Rizikonun gerçekleşmesi kusurdan doğmuşsa, sigortacı zararı ödemekle sorumludur. Kusur sözcüğü ile ihmal veya tedbirsizlik ifade edilmek istenmiştir. … kasıtlı bir eylem sonucu gerçekleşmiş ise, bu takdirde, sigortacı kasıtlı eylemden doğan rizikodan sorumlu değildir. Ayrıca rizikonun kasıtlı eylem sonucu oluştuğunu ispat yükümlülüğü sigortacıya aittir. Sigortacı bu iddiasını kesin ve inandırıcı delille ispat etmelidir.
Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, mahkemece “yükün alıcıya teslim edilmemesinin kasıtlı ve ağır ihmal” olarak nitelendirildiği, taşıyıcı aleyhine açılan ve kesinleşen karara dayanarak, TTK 1278 maddesi uyarınca davanın reddine karar vermiştir. Oysa ağır ihmal veya kasıtlı hareketle rizikonun meydana gelmesi farklı sonuçlar doğurmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere, kusur kapsamında kalan ağır ihmal rizikonun meydana gelmesine neden olmuşsa, riziko teminat kapsamında, kasıtlı hareketlerle riziko meydana gelmişse, riziko teminat kapsamında olmayacaktır. Bu nedenle, rizikonun sigorta ettiren ile sigortadan yararlanan kimsenin kusuru (ağır ihmali) veya kastıyla mı gerçekleştiği belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, birbiriyle farklı sonuçlar doğuran ağır ihmal ve kastın bir arada kullanılarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyizi itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.