Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/383 E. 2016/3421 K. 07.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/383
KARAR NO : 2016/3421
KARAR TARİHİ : 07.04.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
DÜŞÜNCE : Onama

İlk derece mahkemesince verilen hükümlerin sanık … ile sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi ve sanıklar …, …, … ve … müdafilerince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 30.03.2016 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanıklar …, …, … ve … müdafilerine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnamelere dayanarak sanık … adına gelen Av. …, sanıklar … ile … adına gelen Av. … ve sanık … adına gelen Av. … ile Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanıklar …, …, … ve … haklarında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanıklar müdafileri temyiz layihalarını açıklayarak savunmalarda bulunup müvekkilleri haklarındaki hükümlerin BOZULMASINI istediler.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözleri sorulan sanıklar müdafileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 13.04.2016 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Aralarında fikir ve eylem birliği olan sanıklardan … ile …’in mağdureye karşı bizzat nitelikli cinsel saldırıda bulunmamış olsa da, diğer sanıkların cinsel saldırı eylemlerini mağdureye karşı aynı mekanda, birbirini takiben sanıklar …, … ve …’ın aralıklarla ikişer kez, sanık …’ın ise üç kez gerçekleştirdikleri ve her bir sanığın diğerinin işlediği eyleme de mağdure üzerinde ortak hakimiyet kurup direncini kırmak suretiyle TCK’nın 37. maddesi anlamında katılmasından dolayı müşterek fail oldukları anlaşıldığından, sanıklar haklarında TCK’nın 102/2, 102/3-d ve 102/5. maddeleri gereğince belirlenen cezalarında koşulları oluştuğu halde aynı Kanunun 43/1. maddesi uyarınca da arttırım yapılmaması; ayrıca sanıklar …, …, … ile …’ın oluşa uygun işledikleri kabul edilen nitelikli cinsel saldırı suçundan dolayı TCK’nın 102/2 ve 102/3-d. maddeleri gereğince verilen ceza on yıla ulaşsa veya geçse dahi, suçun sonucunda mağdurenin ruh sağlığının bozulması sebebiyle neticenin ağırlığına göre tayin edilen cezanın aynı Kanunun 49/1 ve 102/5. maddeleri gereğince yirmi yıla kadar arttırılmasının olanaklı bulunduğu nazara alınarak, anılan kanun maddeleri gereğince hakkaniyet kuralları gözetilerek uygun bir arttırım daha yapılması gerektiği gözetilmeden TCK’nın 102/5. maddesi uygulama dışı bırakılarak bu sanıklar haklarında eksik ceza tayini; sanık …’ın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas ilamı bulunduğu halde, hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması hususları karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümlerden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları ile sanıklar …, …, … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerde yer alan 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin çıkartılarak yerlerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da nazara alınmak kaydıyla sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle eleştiriler dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

07.04.2016 tarihinde verilen işbu karar 13.04.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık … müdafii Av. …’ın yüzüne karşı tefhim olundu.