YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20724
KARAR NO : 2015/132
KARAR TARİHİ : 12.01.2015
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kısıtlı adayının akıl hastalığı nedeniyle vesayet altına alınması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm müdahil tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde; davacının annesi olan …’nın akıl hastalığı nedeniyle vesayet altına alınması istenilmiş, mahkemece davanın kabulü ile….’in kısıtlanmasına, kendisine kızı …’nın vasi olarak atanmasına karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacının, annesi … hakkında akıl hastalığı nedeniyle kısıtlama istemiyle 04.07.2013 tarihinde dava açtığı, mahkemece tensip ile duruşmanın 21.11.2013 gününe bırakıldığı, kısıtlanması istenilen …’in oğlu … 17.09.2013 tarihli davaya müdahale dilekçesi vererek kendisine duruşma gününün tebliğ edilmesini istediği, davacı vekilinin 04.09.2013 tarihli dilekçesi ile duruşmanın öne alınması talebi üzerine mahkemece müdahillik talebinde bulunan … haberdar edilmeden ve müdahale talebiyle ilgili olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmeden tensiple tayin edilen duruşma gününden önce 07.10.2013 tarihinde davacı ile vekili hazır olduğu halde duruşma açılarak işin esası hakkında müdahale talebinde bulunan …’nın yokluğunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK’nın 27. maddesi uyarınca kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim her iki tarafı dinlemedikçe veyahut sav ve savunmalarını bildirmeleri için yasal şekillere uygun davet etmedikçe kararını veremez. Dava konusunun niteliği gereği tarafların göstereceği deliller toplanıp, iddia ve savunma çerçevesinde değerlendirme yapılarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, Yasanın bu açık hükmüne aykırı olarak ve mahkemece müdahale talebinde bulunana yöntemince tebligat yapılmadan iddia ve savunma hakları kısıtlanmak suretiyle, müdahale talebinde bulunanın göstereceği deliller toplanmadan, yokluğunda yargılama yapılıp hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.