YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13440
KARAR NO : 2016/2529
KARAR TARİHİ : 01.03.2016
MAHKEMESİ :……….Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının maliki bulunduğu …… plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde klasik kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, 19.12.2010 tarihinde ……..yönetiminde bulunan sigortalı aracın kaza yaptığını ve sigortalıya 8.568,00 TL ödeme yapıldığını, ancak söz konusu aracın rent a car işletmesinde kullanıldığının kaza sonrasında ……Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/651 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ile ortaya çıktığını, bu durumun davalı tarafından gizlendiğini belirterek sigortalıya haksız olarak ödenen 8.568,00 TL.nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili oturumdaki beyanında; taraflar arasında aynı konudan kaynaklanan 2012/736 esas sayılı dosyanın mevcut olduğunu, bu dosyaya cevap dilekçesi sunduklarını, dosyalar arasında hukuki ve fiili yönden irtibat bulunduğundan öncelikle dosyaların birleştirilmesini, kazaya karışan dava konusu aracın kaza sırasında davalının kardeşi Şadi Hakverir tarafından kullanıldığını, dolayısıyla kiralanma durumunun söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda davacı, sigortalısına ait aracın kiralık araç olarak kullanıldığının sonradan anlaşıldığını belirterek hasarın poliçe teminatı kapsamında bulunmadığı iddiasıyla ödemiş olduğu paranın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, dava konusu trafik kazasının, araç davalı sigortalının kardeşi idaresinde iken meydana geldiği, kazanın ve hasarın aracın kiralık araç olarak kullanılmakta iken meydana geldiğinin davacı tarafça ispatlanamamış olduğu, trafik kazasının sigortalı aracın davalı sigortalının kardeşi tarafından kullanılması sırasında değil de rent a car olarak kiralandığı sırada meydana gelmiş olsaydı dahi Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarında davacının iddia ettiği gibi, hususi oto olarak kasko sigortası yaptırılan aracın rent a car olarak kullanılması halinin teminat dışı olmasını gerektiren bir düzenleme bulunmadığı ve bu düzenlemenin aksine sigortalı aleyhine özel şart düzenlenmesi mümkün olmadığından davacı tarafın iddialarının bu nedenle de kabul edilemeyeceği gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
Kasko Sigortası Genel Şartları C.2 maddesi uyarınca; sigortalının poliçe tanzimi sırasında doğru bilgi verme yükümlülüğü bulunduğu hususu gözetildiğinde gerekçenin, “Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarında davacının iddia ettiği gibi hususi oto olarak kasko sigortası yaptırılan aracın rent a car olarak kullanılması halinin teminat dışı olmasını gerektiren bir düzenleme bulunmadığı, sigortalı aleyhine bu düzenlemenin aksine özel şart düzenlenmesi mümkün olmadığından davacı tarafın iddialarının bu nedenle de kabul edilemeyeceğine” ilişkin kısmı yerinde görülmemiş ise de sonuç itibarıyla doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün gerekçesi düzeltilerek ONANMASINA, 01.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.