YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/37484
KARAR NO : 2015/33791
KARAR TARİHİ : 20.11.2015
Dosyanın incelenmesinde; mahkemenin davanın kabulüne dair 07.07.2014 tarihli kararının davalı tarafından temyiz edildiği, temyiz incelemesi neticesinde dairemizin 15.10.2015 tarih ve 2014/38123-2015/30171 sayılı ilamı ile kararın onandığı ve dosyanın mahkemesine gönderildiği ve ancak müzakere notları ve takrir raporu incelendiğinde mahkeme kararının bozulmasına karar verilip takrir raporunun arka kısmınada gerekçeli bozma ilamının yazıldığı, ancak kalemde yazım aşamasında zuhulen karar onanmış gibi onama kararının yazıldığı, bilahare yanlışlığın farkedilmesi üzerine aslolan bozma kararının uyap ortamına aktarıldığı, bu şekilde aynı karar hakkında onama ve bozma kararı verilmiş gibi bir durumun oluştuğu, bu durumun mahkemece farkedilmesi üzerine bu husustaki maddi hatanın giderilmesi için dosyanın res’en dairemize gönderildiği anlaşılmakla;
Yukarıda açıklandığı üzere, anılan dava dosyasının temyiz incelemesi sonunda kararın bozulmasına karar verilip takrir kağıdı ve müzakere notlarınada bozma olarak yazılıp daire üyelerince imzalandığı, fakat kararın kalemde yazım aşamasında sehven onama kararı yazılarak uyap ortamına aktarıldığı, ancak yazılan bozma kararınında uyap ortamına aktarılması sonunda aynı dava dosyası hakkında hem onama ve hem de bozma kararı verilmiş gibi bir durumun oluştuğu, ancak aslolanın takrir kağıdı ve müzakere notlarında yer alan ve daire başkan ve üyelerince imzalanan bozma kararı olduğu, oluşan bu durumun maddi hata niteliğinde bulunduğu, maddi hataya taalluk eden hususların her zaman düzeltilmesi mümkün olduğundan bu husustaki maddi hatanın düzeltilerek dairemizin 15.10.2015 gün ve 2014/38123-201530171 sayılı onama kararının yok hükmünde bulunması sebebiyle kaldırılmasına ve mahkeme kararının müzakere esnasında kararlaştırılıp daire başkan ve üyelerince imzalanmış şekilde bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR
Davacı, davalıya vekaletname verdiğini, tapudan kendi adına kayıtlı olan taşınmazın davalı tarafından vekaleten satıldığını, satım bedelinin kendisine ödenmediğini ileri sürerek taşınmazın satış tarihindeki rayiç bedelinin faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazın alımı sırasında bedelini kendisinin ödediğini, davacıdan alacaklarına karşılık satış yetkisi aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, satış tarihli değeri 225.000 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece yapılan yargılama sırasında 2.4.2014 tarihli celsede davalıya savunmasının ispatı açısından yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı konusunda beyanda bulunmak üzere süre verilmiş, davalı 14.4.2014 tarihli dilekçe ile beyanda bulunarak yemin metnini sunmuştur. Yemin davetiyesi de çıkarılmış, tebligat kanunu 21.maddesine göre tebliğ edilmiştir. Bu husus hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır. Başlatılan işlemin sonlandırılması gerekir. Mahkemece, yemin konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle maddi hata talebinin kabulüne, Dairemizin 15.10.2015 tarih ve 2014/38123 Esas 2015/30171 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 3.843,00 TL. harcın istek halinde iadesine, 20/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.